YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5630
KARAR NO : 2010/3116
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı bankanın 3167 sayılı Yasanın 10.maddesinden doğan beş adet çek yaprağı ile ilgili kanuni teminat yükümlülüğü ödemediği için müvekkilinin takibe geçtiğini ileri sürerek, davalı bankaca yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kısmi ödemeyi kabul etmediğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı bankanın takip konusu edilen ve karşılığı olmadığı anlaşılan her bir çek yaprağı için borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, bankaya süresinde ibraz edilerek karşılığı olmayan 5 adet çekle ilgili 2.050.-YTL borçlu olduğunun tespitine, davalının bu miktara vaki itirazın iptaline,takibin kaldığı yerden devamına, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesinde 4814 sayılı Kanun ile 26.02.2003 tarihinde yapılan değişiklik uyarınca, çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün 10.maddede belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere, çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu, 10.maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak hamile verileceği, çek hamilinin bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurulabileceği gibi, Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebileceği ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği, mahkeme veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslının bu mercilere gönderileceği yasal hükme bağlanmıştır.
O halde, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde çek asıllarının bankaya bırakılarak kısmi ödemenin talep edilmesi halinde, bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gözetilmeden yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
-KARŞI OY YAZISI-
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 10.maddesine göre, muhatap banka süresinde ibraz edilen çeklerin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için öngörülen miktarı ödemekle yükümlü bulunmaktadır. Bu yükümlülük, çekin süresinde ibrazı ve karşılığının hiç ya da kısmen bulunmaması halinde doğar.
Davacı, davalı bankanın ödemekle yükümlü olduğu bedeli ödemediğinden aleyhine takip yaptığını, takibe itiraz edilmesi üzerine, eldeki itirazın iptali davasını açtığını belirtmiştir.
Davalı banka, kendisine tazminat için usulüne uygun bir başvuru yapılıp çek aslının verilmediğini savunmuştur.
TMK.nun 6.maddesine göre ve halin olağan akışı da gözetilerek, davacının çek tazminatı için bankaya usulüne uygun bir müracaatının bulunmadığının ve ayrıca ibraz sırasında bu tazminatı istemediğinin ıspat yükü davalı bankada bulunmaktadır. 3167 sayılı Yasanın 5.maddesinde, “çekin ibrazında karşılığının tamamen ödenmemesi veya çek hamili tarafından kısmi ödeminin kabul edilmemesi halinde, ibraz, tarihi ile ödememe nedeninin çek üzerine yazılacağı ve çekin üzerine imzası alınarak hamiline geri verileceği, çekin arka ve ön yüzünün fotokopisinin banka tarafından saklanacağı” hükme bağlanmıştır. Somut olayda anılan yasa hükmüne uygun işlem yapılmamıştır. 3167 sayılı Yasanın 4.maddesinde yer alan düzenleme, kısmi ödemenin yapılması halinde uygulanacak işlemi göstermektedir. Olayımızda, çek hamiline ödeme yapılmadığından yasanın 4.maddesi hükmünün uygulama yeri yoktur. Davalı savunmasını ispatla mükelleftir. Kaldı ki, davalı banka takip üzerine dahi, çekin tasdikli suretinin verilmesi karşılığında çek aslını isteyerek yükümlü olduğu parayı ödeme imkanına sahipken, bu yola başvurmayıp itiraz yolunu seçmesi de doğruluk kuralları ile bağdaşmaz.
Bu nedenlerle usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyoruz.