Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10827 E. 2012/17130 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10827
KARAR NO : 2012/17130
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketten faturaya dayalı toplam 2.955,93 TL alacaklı olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine aleyhine icra takip başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın defterlerinin tasdikleri yapılmadığından lehine delil teşkil etmeyeceğini, fatura üzerinde bulunan imzaların müvekkili şirket çalışanlarına ait olmadığını, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraf defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalıdan 2.955,93 TL alacaklı olduğu, irsaliyeli faturalarda mal teslim alan kişilerin davalı şirket çalışanı olduklarının … Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabi yazısından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ayrıca takip konusu alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu faturalardan 18/07/2010 tarihli, 622402 no.lu, 263,50 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması, 06/06/2010 tarihli, 565552 no.lu, 733,83 TL bedelli fatura konusu malların da teslim alındığının davalı yanca kabul edilmesi nedeniyle bu faturalar yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki; icra takibinde alacağın dayanağı olarak gösterilen irsaliyeli faturalardan biri dışındakiler davalı defterlerinde kayıtlı değildir. Davalı, davacıdan mal almadığını savunduğuna göre davacı, davalı defterlerinde kayıtlı bulunmayan faturalar kapsamındaki malları davalıya sattığını ve bu satış ilişkisi çerçevesinde davalı ya da çalışanına teslim ettiğini yazılı delille kanıtlamalıdır. Her ne kadar davacı, dava konusu malları davalı çalışanlarına teslim ettiğine dair irsaliyeli faturalar sunmuş ise de, irsaliyeli faturaların bir kısmının imzasız olduğu, bir kısmının ise teslim alan kısımlarında imzaları bulunan kişilerin SGK’nın 30/11/2011 tarihli yazısına göre davacı şirket çalışanı olarak gözükmediği anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece 01/06/2010 tarih, 565417 no.lu, 266,85 TL bedelli faturanın takibe ve davaya konu yapılmadığı da gözetilerek teslim alan kısmında imza bulunmayan 27/05/2010 tarihli, 417221 nolu, 134,47 TL bedelli; 27/06/2010 tarihli, 417220 no.lu, 1.464,63 TL bedelli irsaliyeli faturalar ile SGK cevabi yazısında davalı çalışanı olarak gözükmeyen Hülya Kürkoğlu imzalı 18/07/2010 tarihli, 622401 no.lu, 333,05 TL bedelli irsaliyeli fatura yönünden davacıya bu konuda yazılı delilleri varsa sunması için önel verilmesi, gerektiğinde Hülya Kürkoğlu isimli kişinin dinlenmesi ve deliller hep birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.