YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8912
KARAR NO : 2011/3309
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı banka tarafından icra takibine girişildiğini, takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullanmadığı gibi, herhangi bir kredi sözleşmesinde gerek kefil sıfatıyla gerekse asıl borçlu sıfatıyla imzasının bulunmadığını, takibe dayanak Tarımsal Kredi Sözleşmesindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını ileri sürerek icra takiplerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, takip dosyalarından haksız olarak tahsil edilen toplam 21.036.00.-TL.nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı aleyhindeki takiplerin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, alacağın tahsil edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve adli tıp raporuna göre Tarımsal Kredi Sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak davacı yanca atıldığı iddia edilen imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Hopa İcra Müdürlüğünün 2004/166-226 ve 243 Esas sayılı takip dosyalarından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, takip dosyalarından tahsil edilen meblağların tahsilat tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı T.C. Ziraat Bankasının 4603 ve 5230 Sayılı Kanunlar uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeden mahkemece davalının harçla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.