YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12999
KARAR NO : 2012/17972
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma girmesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davanın davalı Kurumda yeraltı nakliyat işçisi olarak çalıştığı 21.09.2007 tarihinde 5 vagon ile ayağa malzeme getirdiği ve vagonları boşaltma işlemi yaptığı, boşaltma işlemi biten vagonları tekrar kancaladığı, 2. ile 3. vagonu kancaladığı sırada vagonlardan birinin harekete geçerek sağ el 2. ve 3. parmağını iki tampon arasında sıkıştırdığı % 8 oaranında maluliyetinin olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan 09.05.2011 tarihli kusur raporunda davacının olayda %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur. Buradaki gereklilik, olayın meydana gelmemesi için bilimsel ve teknolojik olarak alınabilecek başka bir önlemin olup olmadığının araştırılmasıdır.Bir önleme başvurulduğunda ortaya çıkan sonucun veya zararlandırıcı olayın meydana gelme ihtimali yok ise, işveren insan bedeninin kutsallığı kapsamında bu önleme de başvurmakla yükümlüdür.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir.
Oysa hükme dayanak alınan 09.05.2011 tarihli kusur raporunda ve dosyada mevcut 25.01.2011 tarihli kusur raporunda, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar gözönünde tutularak ve özellikle olayın oluş biçimine ve işyerinin niteliği, konumu nazara alınarak, işverenin işyerinde olayın meydana gelmemesi için bilimsel ve teknolojik olarak alınabilecek önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere uyulup uyulmadığı gibi hususlar yukarıda belirtilen veriler ışığında ayrıntılı bir biçimde incelenerek kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmamıştır. 09.05.2011 tarihli raporun iş güvenliği konusunda uzman bilirkişi heyetince hazırlanmadığı da anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca hükme esas alınan kusur raporlarının İş Kanun’un 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği, giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
6100 sayılı HMK’nın 266. maddesi gereğince, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde başvurulabilen bilirkişinin, meydana gelen iş kazasının ait olduğu iş kolunda uzman olması gerektiği de açıklamadan uzaktır.
Bu açıklamalardan yola çıkılarak yapılacak iş, davaya konu zararlandırıcı olayda davalı kurumun kusurunun olup olmadığı, varsa kusurun aidiyeti ve oranına ilişkin Dairemizin yerleşik içtihadı gereği İş Sağlığı ve Güvenliği konularında uzman bilirkişilerden, bilirkişi heyetine iş güvenliği konusunda uzman makine mühendisinin katılımı da sağlanark İş Yasası’nın 77. maddesi ve Yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak yöntemince rapor almak, köstekle/takozla vagonların durdurulmasının ve kancalamada kullanılan halka ve kancaların çağımız teknolojik gelişmelerine uygun olup olmadığı, işe ve iş güvenliğine daha uygun vagonların kullanılmasının mümkün olup olmadığı, vagon boşaltma işinin işe uygun yerlerde yapılıp yapılmadığı, işverence bu konuların denetlenip denetlenmediği huuslarında yöntemince rapor almak, alınan raporu, mevcut delillerle birlikte değerlendirmek ve buna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.