Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3413 E. 2011/14524 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3413
KARAR NO : 2011/14524
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Ziraat Bankasından 2000 yılında tarım kredisi kullanan müvekkilinin borcun bir kısmını ödediğini, kalan kısmı için hakkında Konya 6.İcra Müdürlüğü’nün 2007/10922 ve 2007/10924 sayılı dosyalarından takip başlatıldığını, ancak 24.12.2007 tarihinde yapılan protokol ile anlaşmaya varıldığını, 10.051,53 TL olarak ödeme yapılıp ibralaşılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin birinci taksidi ödediğini, 24.12.2009 da bu miktarın ödenmesi gerektiğini, ancak bu tarih gelmeden davalılar arasında temlikname yapıldığını ve alacağı temlik alan diğer davalı …’un müvekkili aleyhine daha yüksek miktarda takibe geçtiğini belirterek borcunun 10.051,53 TL olduğunun tespiti talebinde bulunmuş, davacı vekili sonraki dilekçesinde icra tehdidi altında 18.960,00 TL ödediğini belirterek ödediği fazla kısmın istirdadını talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının kullanmış olduğu tarım kredisine kefil olan müvekkili hakkında borcun ödenmemesi üzerine davacı ile birlikte davalı banka tarafından icra takibi başlatıldığını, davacının borcunun 16.200-TL. olarak davalı bankaya ödendiğini ve her iki icra takip dosyasının temlik alındığını, temlik alınan borç nedeniyle davacıya karşı başlatılan icra takiplerine devam edildiğini, davacının bu davayı açmakta kötüniyetli olduğunu savunmuş, açılan davanın reddi ile kötüniyetli olan davacının %40 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, zamanaşımı def’i ve iş bölümüne ilişkin ilk itirazını ileri sürmüş, ayrıca diğer davalı kefil müvekkili bankanın tüm alacağını ödemiş olduğundan bankanın davalı olamayacağını ileri sürerek husumet itirazında bulunmuş, davacının 24.12.2007 tarihi itibariyle 23.927,23 TL. borcu varken 6.405,00 TL’sinin davacı tarafça ödendiğini, bakiye 16.102-TL.nin davalı kefile temlik edildiğini, davacı bankanın alacağını davalıya temlik etmesine yasal bir engel bulunmadığını savunmuş açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, davacının davalı bankaya Konya 6.İcra Müdürlüğü’nün 2007/10922 ve 10924 sayılı dosyalarına konu temliknameden önce 10.053,51 TL borçlu olduğuna ve fazlası olan 6.048,49 TL’lik kısımdan dolayı borçlu olmadığının tespitine,
temlikname yoluyla bu borç diğer davalı …’a geçtiğinden davacının davalı …’a 6.048,49 TL kadar borçlu olmadığının tespitine ve borcunun 10.053,51 TL olduğuna, bu borcun temlik yoluyla davalı …’ndan davalı …’a geçtiğine, ancak dava tarihinden sonra davacı icra tehdidi ile 18.960,00 TL icraya ödeme yaptığından davacı tarafından yapılan fazla ödeme olan 8.906,49 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (istirdadına) karar verilmiş, hüküm her iki davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi