Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/329 E. 2010/7577 K. 16.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/329
KARAR NO : 2010/7577
KARAR TARİHİ : 16.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 06/10/2009
Nosu : 448/508
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili müvekkillerinden …’ın davalı yanında işe girerken davalıya teminat olmak üzere bir bono verdiğini, çevrede tanınan bir esnaf olan eniştesi diğer davacı …’nın da senede kefil sıfatıyla imza koyduğunu, davalının aleyhinde açılan tazminat davasını karşılamak amacıyla bonoyu takibe koyduğunu ileri sürerek senedin iptaline, borçlu olmadıklarının tesbitine ve davalının %40 oranında tazminatla mahkûmiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacıların elinde bononun teminat amacıyla verildiğine dair yazılı delil bulunmadığını, işe giriş ve senet tarihlerinin uyumlu olmadığını, borç karşılığı bono alındığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dinlenen tanık beyanlarına göre davacılardan … ile davalı arasında 30.9.2006 günü sözleşme yapıldığı, adı geçenin davalıya 10.3.2006 tarihli bonoyu verdiği, 19.10.2006 günü davacı …’ın trafik kazasına karışması üzerine açılan tazminat davasının 26.6.2008 günü karara bağlandığı, davalının da teminat bonosu olduğu anlaşılan bonoyu icra takibine koyduğu gerekçesiyle davacıların bonodan dolayı borçlu olmadığının tesbitine ve davalının %40 oranında tazminatla mahkumiyetine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı senedin teminat senedi olduğunu iddia etmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 290 ıncı maddesine göre bu iddianın usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlanması gerekirken, tanık beyanlarına itibar edilerek karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de, davalı vekilinin dosyaya sunduğu dilekçede ve temyizinde “bir an için teminat senedi olduğunun kabulü halinde” şeklinde beyanda bulunmuş olması karşısında mahkemece, senedin teminat senedi olarak kabulü durumunda, teminat vasfının devam edip etmediği hususu yönünden taraf delilleri toplanıp, karar yerinde tartışılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmak gerekirken, bu yönün eksik bırakılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.