Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12044 E. 2010/595 K. 27.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12044
KARAR NO : 2010/595
KARAR TARİHİ : 27.01.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Şikâyetçi vekili borçlulara ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde İcra ve İflas Kanunu’nun 101 inci maddesi uyarınca ilk hacze iştirak hakları ve aynı yasanın 206 ncı maddesine göre imtiyazları bulunmasına rağmen, bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürerek 3. ve 4. sıra dosyalarının 1. ve 2. sıraya yerleştirilmeleri için sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Aleyhine şikâyet olunan banka vekili şikayetçi alacağının muvazaalı olduğunu, müvekkili bankanın alacaklarının 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 13 üncü maddesi uyarınca imtiyazlı bulunduğunu bildirerek şikayetin reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince sıra cetvelinin 1. ve 2. sırasındaki alacakların Fona devredilen T. Emlak Bankası AŞ. alacağı olduğu, banka alacaklarının ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 13 üncü maddesi uyarınca imtiyazlı bulunduğu, Vergi Dairesi haczinin Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I inci maddesine göre işleme alındığı; şikayetçinin takip dayanağı nafaka alacağının da diğer alacaklar gibi imtiyazlı olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası AŞ. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmiş bankalardan olmayıp, 4603 sayılı yasa ile tasfiye haline girmiştir. Bankanın Anayasa Mahkemesi’nin 06.11.2008 gün ve 2008/156 sayılı kararı ile iptali edilen 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 inci maddesinden yararlanması mümkün olmayıp, buna yakın bir içeriğe sahip bulunan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 13 üncü maddesinden yararlanması ise ancak diğer alacaklıların muvazaadan ari hakları aleyhine sonuç doğurmamak şartına bağlanmıştır. Somut olayda bu hükmün uygulanması aleyhe sonuç doğurduğundan, bankanın bu düzenlemeden yararlanmasına da yasal, olanak bulunmamaktadır.
Adı geçen bankanın sıra cetveline esas alınan haczi 21.06.2000 tarihlidir. Bu durumda mahkemece İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ve 110 uncu maddeleri uyarınca, satış tarihi itibariyle bu haczinin düşüp düşmediğine bakmak ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar oluşturmak gerekir.
2- Şikâyet şikâyetçi ile diğer dosya alacaklısının 1. ve 2. sırada olmaları gerektiğine yöneliktir. Bu durumda sıra cetveline itiraz etmeyen vergi dairesine isabet eden pay ayrılmalı ve Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası AŞ. haczi düşmüşse artan tutar talebi de gözetilerek şikayetçiye verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 sayılı bentlerde açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.