YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1898
KARAR NO : 2012/7664
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı bankanın müvekkili hakkında …. İcra Müdürlüğü’nün 2010/11172 E. sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, takip dayanağı çekin zamanaşımına uğrayarak kambiyo senedi niteliğini yitirmiş olduğunu, icra takibinin dayanağı olan çek bedelinin 12/02/2010 tarihinde ödenmiş olmasına rağmen davalı bankanın haksız ve kötü niyetli olarak takip yaptığını, takibe konu çek bedelinin icra takibinden önce ödenmiş olduğu gözetilerek icra takibinden dolayı davacı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının açmış olduğu menfi tespit davasını kabul ettiklerini, zira takip konusu olan çek bedelinin gerçekten 12/02/2010 tarihinde ödenmiş olduğunu, ancak ödemeyi yapan firmanın davacı olmayıp … Ltd. Şti. olduğunu, yapılan ödemede çeke ilişkin bir ödeme yapıldığının da şerh verilmediğini, bu nedenle icra takibi yaptıklarını belirterek kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; icra takibinin dayanağını oluşturan çek bedelinin 12/02/2010 tarihinde dava dışı … Tekstil Ltd. Şti. tarafından Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.’nin İzmir Şubesine çek numarası ve tarihi de belirtilmek suretiyle 45.000,00.-TL olarak ödendiği, buna rağmen ödenen çek bedeli için davalı tarafından icra takibi yapıldığı, Bankalar, 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümleri gereğince faaliyet gösteren güven kurumları olup, basiretli bir tacirin göstermesi gereken özen yükümlülüğünden daha fazla özeni göstermek zorunda oldukları, bu itibarla davalı bankanın icra takibinden çok önce ödenmiş olan çekin ödendiğini tespit etmeden icra takibine girişmesi ve bunun sonucu olarak da davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlamış olmasında açıkça haksız ve kötü niyetli olduğu belirterek menfi tespit davasının kabul nedeniyle kabulüne, kötü niyet tazminatının ise yasal koşulların oluşmuş olması nedeniyle kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve ilk duruşmada davayı kabul ettiği anlaşıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi gözetilmeksizin davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenden dolayı hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.