YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4523
KARAR NO : 2012/9250
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit – istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının abonesi olan davacı iş yerinde düzenlenen tutanak sonrasında kaçak elektrik kullanıldığından bahisle 12.782,00 TL olarak tahakkuk ettirilen borcun iş yerinin elektriğinin kesilmemesi için ödemek zorunda kalındığını, kaçak elektrik kullanımı bulunmadığını belirterek davalıya borçlu olunmadığının tespitine, 12.782 YTL’nin ödeme tarihi olan 16.12.2003’den işleyecek reeskont faizi ile istirdadına, %40 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tahakkuk ettirilen bedelin yönetmeliğe uygun olduğunu, davacının tahakkukları çekişmesiz olarak yaptığını, istirdat davası açamayacağı gibi ,talebin zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 2005/473 E. , 2007/199 K. sayılı 29.03.2007 günlü karar ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07.07.2009 gün ve 2009/3659 E. , 2009/6840 K. sayılı kararıyla, “davacının davalı elektrik kurumu tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelini ihtirazi kayıt ileri sürmeden 2003 yılında ödemiş olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece ihtirazi kayıt ileri sürülmeden yapılan ödemenin sonuçları üzerinde durulup, tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmediği belirtilmiştir. Mahkemece Dairemizin anılan bu bozma kararına uyulmayıp, 29.06.2010 gün, 2009/828 E, 2009/828 K. sayılı karar ile direnilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine verilen direnme Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/11-598 E. , 2011/687 K sayılı, 23.11.2011 tarihli ilamı ile; “Mahkemece, önceki kararda, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre kaçak elektrik kullanımı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ihtirazi kayda ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiştir.
Bozma ilamına direnildiğinden bahisle verilen kararda ise, ihtirazi kayıt olgusunun değerlendirilmesi gereğince işaret eden bozma ilamında da esinlenerek, ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olgudan tamamın farklı ve daha önce hiç değinmediği, ihtirazi kayıt ileri sürülmeden yapılan ödemenin sonuçlarının tartışılmasına girilmiştir. Bu haliyle, temyize konu kararın gerekçesinin yasal sınırlarda genişletildiğinden de söz edilmez, Kaldı ki, bozma ilamından esinlenilerek, eylemli uyma yoluyla verilen bu kararda yer alan hususlar önceki kararda yer almayıp,ilk defa kararda irdelendiğinden, Özel Dairece de denetlenmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; bozmadan esinlenilerek ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
Kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi ise, Hukuk Genel Kurulu’na değil, Özel Daireye aittir. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir denilerek davalı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizce davalı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi sonucu;
Borçlar Kanunu’nun ” II- Borç olmayan Şeyin Tediyesi” yan başlıklı 62. maddesinde aynen; “Borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez. Müruru zamana uğramış olan bir borcu eda yahut ahlaki bir vazifeyi ifa için verilen şey geri alınamaz” hükmü yer almaktadır.
Dairemiz bozma kararında değinildiği gibi dava konusu borcun dava açılmadan önce davacı borçlu tarafından ihtirazi kayıt konmadan önce ödenmiş olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın kanuni dayanağını yukarıda yazılı BK’nun 62. maddesi oluşturmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece BK.’nun 62. maddesi hükmü üzerinde durulup, tartışılarak ve Dairemizin 07.07.2009 günlü kararında gösterilen bozma nedenleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacı borçlunun borcu öderken herhangi bir ihtirazı kayıt bildirmesi gerektiğinin yasada yer almadığı, bu nedenle de ödemede bulunurken bir ihtirazi kayıt ileri sürmesi gerekmediği şeklinde yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.