YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8031
KARAR NO : 2011/3600
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında genel kredi sözleşmesi doğrultusunda borçlu şirket tarafından ticari kredi kullanıldığını, diğer davalının ise müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, kullanılan kredinin borçlarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle alacağın tamamının muaccel hale geldiğini, noterlikten çekilen ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine çek yaprağı bedelinin depo edilmesine yönelik icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların haksız ve hukuka aykırı itirazlarının iptali ile takibin devamını, borçlunun %40 dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde çeklerin asgari ödeme bedellerinin depo edileceğine dair bir hüküm bulunmadığını, ayrıca çekler nedeniyle bankanın da herhangi bir ödeme yükümlülüğü altında kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda taraflar arasında tanzim edilmiş sözleşmenin 13.maddesinde davacı bankanın, açılan gayri nakdi kredi bedeline karşılık olarak nakit depo edilmesini talep hakkının açıkça mevcut olduğu, davacı banka tarafından borcun kat edilmesiyle alacağın muaccel hale geldiği, davalıların nakit depo talebini yerine getirmedikleri , hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibarıyla 22 adet çekten dolayı 10.340,00.TL alacağının bulunduğu, dolayısıyla yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabul gerekçesi olarak taraflar arasında imzalanan 09.08.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 13.maddesine dayanılmakta ise de anılan maddede çek karnelerine ilişkin düzenleme bulunmamakta olup ayrıca her ne kadar davacı banka tarafından (22) adet çekin keşide edildiği iddia edilmekte ise de söz konusu çeklerin keşide edildiğine dair kayıt ve ibraz şerhi dosyaya sunulmamıştır. Dolayısıyla ortada 3167 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken bir tutar bulunmadığı, dolayısıyla da henüz talep edilebilir bir alacağın doğduğunun da kabul edilemeyeceği, riskin tek başına borcun doğumu nedenlerinden olmadığı sözleşmede özel düzenleme bulunmadığı hallerde riskin gerçekleşme ihtimalinden bahisle henüz çek niteliği alıp almayacağı belli olmayan çek yaprakları nedeniyle davacının depo talebinde bulunamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.