YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1115
KARAR NO : 2012/9154
KARAR TARİHİ : 30.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit ve alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı-karşı davalı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı olarak başlattığı icra takibinin kesinleşmesinden sonra 6 yıl işlemsiz bırakıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi takibin ve bononun zamanaşımına uğradığını belirterek takip ve bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının müvekkilinden aldığı borç para karşılığında bono verdiğini, borcun ödenmediğini bildirerek davanın reddini istemiş, karşı davada da bononun zamanaşımına uğradığı kanaatine varıldığı takdirde 15.000 TL.alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalının bonoya dayalı olarak 1999 yılında başlattığı icra takibini takipsiz bıraktığından dosyanın işlemden kaldırıldığı, dosyanın yenilendiği 2006 yılına kadar herhangi bir işlem yapılmadığı, bononun zamanaşımına uğradığı, takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımının gerçekleştiği, karşı davada temel borç ilişkisine dayanıldığı, bononun borçlusu olan davacı-karşı davalının bonoyu tanzim ettiğini kabul ederek bedelsiz olduğunu iddia ettiği, ispat yükünün davacı-karşı davalıda olduğu, davacı-karşı davalının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının açtığı davanın kabulü ile icra takibinin İİK.nun 71/2.maddesi delaletiyle İİK.nun 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına, davalı-karşı davacının açtığı davanın kabulü ile 15.000 TL.nin 01.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde takip ve bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise, karşılık davaya ilişkin dilekçesinde bononun zamanaşımına uğradığı kanaatine varıldığı takdirde 15.000 TL. alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Asıl ve karşılık davanın konusu aynı bonodur. Konusu aynı olan menfi tespit ve alacak davalarının birinin kabulü diğerinin reddini gerektirir. Mahkemece hem asıl, hem de karşılık davanın kabulüne karar verilerek hüküm içerisinde çelişki yaratılması doğru görülmediği gibi, menfi tespite dair açılan davanın kabulüne denildikten sonra talep sonucunu karşılamayacak şekilde icranın geri bırakılmasına karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.