YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5642
KARAR NO : 2010/3118
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili şirket aleyhine, 30.11.2006 keşide tarihli 21.770 YTL bedelli çeke dayalı olarak … İcra Müdürlüğünün 2007/1392 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, müvekkilinin davalı şirketin banka hesabına takip tarihinden sonra 21.05.2007 tarihinde 10.000 YTL 19.06.2007 tarihinde 5.000 YTL yatırdığını, bu ödemelerin icra takibinden mahsup edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin icra takibi nedeniyle kısmen borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borçlu davacının haricen yaptığı ödemelerin tahsil harcının davacıya ait olduğunu, borçlu davacının tahsil harcını ödeme yolunda müracaatı bulunmadığını, kalan dosya harcını da ödemediğini, davacının karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza aldığını, davacının işbu davayı açmada hukuki yararı olmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı tarafından takipten sonra banka havalesiyle davalı hesabına yatan 15.000 YTL ödemenin , takibe konu alacak için yapıldığı, haricen yapılan tahsilatın bildirilmesi yükümlülüğü takip alacaklısı olan davalıya ait olduğu ve bu hususu bildirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibinden dolayı 15.000 YTL borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının aleyhindeki icra takibi nedeniyle davalı alacaklının banka hesabına kısmi ödemede bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davalı yapılan ödemeyi inkar etmemiş, bu ödemenin takip dosyasında yapılacak kapak hesabında gözetileceğini, bu nedenle dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını savunmuştur. Davanın temelini oluşturan icra takip dosyasında asıl alacak yanında, alacağın fer’ileri, icra takip masrafları ve vekalet ücreti de istenmiştir.
Bu durumda mahkemece haricen yapılan ve inkar edilmeyen kısmi ödemenin icra takip dosyasında yapılacak hesaplamada dikkate alınacağı düşünülmeden ve bu nedenle kısmi ödeme yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.