Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2495 E. 2011/11922 K. 05.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2495
KARAR NO : 2011/11922
KARAR TARİHİ : 05.10.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin kullanımındaki telefon hatlarının kapatılması için kapatma avansları yatırıldığı halde hatlardan bir kısmının davalı tarafından kapatılmadığını ve abone ücreti tahakkuk ettirildiğini belirterek kapatılma avansları yatırılan telefon hatlarına ilişkin davalıya borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili; davacının üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, kapatma dilekçesi ilgili memura verilmediği için işlemin yerine getirilmediğini, ücret tahakkuk ettirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının üzerine düşen görevi yerine getirerek kapatılmasını talep ettiği 26 adet telefon hattının kapatılması için gerekli ödemeleri yaptığı, müracaatta bulunduğu halde kapatılmayan 10 adet telefon hattı için tahakkuk ettirilen bedelden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu telefon hatlarına yönelik olarak davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle verilen temyiz talebinin reddi kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle açılan ve kabul edilen davanın harca esas değerinin 1.082.50 TL.olması, 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanununun 19. maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430 TL.olup mahkemece dava tutarı ve kabul edilen miktar, bu miktarın altında olduğundan temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin, davalı vekilinin 22.07.2010 tarihli kararı temyiz talebinin reddine ilişkin, 17.12.2010 günlü ek kararın ONANMASINA, 05.10.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.