Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3554 E. 2010/384 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3554
KARAR NO : 2010/384
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibirayile bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, davalının bedelini döviz olarak ödemeyi yükümlenerek müvekkilinden ürün aldığını, malların davalıya 22.2.2007 tarihli irsaliyeli fatura ile teslim edildiğini, yasal zorunluluk nedeniyle faturada bedelin YTL olarak gösterildiğini, davalının kötüniyetle YTL. olarak ödeme yaptığını, ödemenin iade edilip, döviz cinsinden ödeme yapılmasının istendiğini, ancak davalının fiyat indirimi talep edip, ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının kısmi itirazda bulunduğunu iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında 18.12.2006 tarihli sipariş mektubu teyit edilerek imza altına alındığını ve 290 adet cep bilgisayarı ve koruma kabı satın alındığını, ürün tesliminden sonra yapılan kontrollerde koruma kabı/kapağının eksik olduğunun tespit edildiğini, bu eksikliğin faturada da açıkça belli olduğunu, keşide edilen ihtarname ile eksik ürünlerin teslim edilmesi, teslim edilmediği takdirde fiyat farkı açıklaması ile 7.632.13.-YTL.tutarında fatura tanzim edilerek gönderileceğinin ihtar edildiğini, fakat sonuç alınamadığını, ürün bedelinin fatura miktarınca ödendiğini, buna rağmen davacının bedeli iade edip icra takibi yaptığını, müvekkili tarafından 68.312.32.-YTL. kabul edilip, ödendiğini, bakiye alacağa haklı olarak itiraz ettiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya verdiği siparişte 290 adet Z22PDA (Palm Zire 22 PDA) birim fiyatı 144.5 USD’den 290 adet Z22 Aksam (Palm Zire 22 Koruma Kabı) birim fiyatı 16.2 USD’den sipariş edildiği, davacının fatura detayında sadece Z22 PDA’yı kendi ücretsiz aksesuarları ile birlikte gönderdiği ancak faturayı sipariş edilen toplam mal bedeline göre faturalandırdığı, böylelikle davacının, davalıya eksik mal gönderdiği, davalının eksikliğin giderilmesini ihtarname ile davacıya bildirdiği ancak malın teslimi siparişe göre tamamlanmadığı için gönderilmeyen 290 adet özel koruma kabının iade faturası ile davacıya yansıtıldığı, davalının eksik gönderilen mal bedelinden sorumlu olmayıp, bunu muhasebe tekniği açısından iade faturası ile kayıtlarına geçmekte haklı olduğu, takibin kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından faturaya bağlanmış olan dava konusu alacak daha önce davalıdan talep edilmiş ve davalı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konmaksızın fatura bedeli davacıya ödenmiştir. Ancak davacı, aralarındaki anlaşmanın döviz üzerinden yapıldığını gerekçe göstererek ödenen bedeli davalıya iade etmiş, aralarındaki uyuşmazlığın sürmesi üzerine bu kez aynı faturayı dava konusu icra takibine konu ederek davalı aleyhine icra takibine girişmiş, davalının kısmi itirazı üzerine de bu davayı açmıştır.
Somut olayda davalının kendisinden talep edilen bedeli daha önce ihtirazi kayıtsız ödemekle artık faturada yazılı miktar kadar borçlu olduğunu kabul etmiş sayılması gerekir. Kaldı ki, davalı defterinde borç kaydı bulunduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden de anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, belirtilen yönler gözetilmeksizin delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.