YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4193
KARAR NO : 2011/14841
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 29.11.2010
No : 297-658
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı bankanın, müvekkili şirketten kredi sözleşmesi kapsamında teminat olarak aldığı 750.000 ve 700.000 TL.’lik iki adet bonoyu İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2008/24979 E sy. dosyasında takibe koyduğunu bildirerek takibe konu senetler nedeniyle şimdilik 30.000 TL borçlu olmadıklarının tespitine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 72. md. hükmü gereği açılan menfi tespit davasıdır.
Dosya içerisinde bulunan İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2008/24979 E sy. dosyasından, davalı bankanın davacılar aleyhine 750.000 TL ve 700.000 TL.lik iki adet bono dayanak gösterilerek toplam 918.436,46 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığı görülmektedir.
Dava dilekçesinden, davacı yanın takip konusu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitini istediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, açılan davanın menfi tespit davası olduğu ve menfi tespit davasının sonucu verilecek kararda, dava lehine sonuçlanan taraf yararına İİK’nun 72. maddesinde gösterilen tazminata da hükmedilme olasılığı bulunduğu ve davalı bankanın icra takibinde talep ettiği miktarın açık ve tartışmasız olduğu gözetilerek, davacı yanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak veya şimdilik kaydıyla somut olayda olduğu gibi kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, HUMK.’nun 76. maddesi hükmüne göre, davada dayanılan maddi olayların açıklanması taraflara, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin belirlenmesinin de hakime ait olduğu gözetilerek mahkemece davacı yanca dava dilekçesinin içeriği hatırlatılarak ve açıklattırılarak borçlu olmadığını talep ettiği miktar saptanıp, bu miktar üzerinden harcın tamamlattırılıp sonra yargılamaya devam edilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesi içeriğinde borçlu olmadığının tespiti istenen miktar belirtilmesine rağmen bu miktardan aşağı bir tutarda menfi tespit davası açılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.