YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/65
KARAR NO : 2010/1736
KARAR TARİHİ : 22.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit- tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı- davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının acentesi olarak 15.03.2004 tarihli sözleşme ile çalıştıkları sırada, davalının akdi ihlal ettiğini ve hiç borçları olmamasına rağmen teminat bonosunu icra takibine koyduğunu iddia ederek bono ile borçlu olmadıklarının tespitini, 6.894 TL katılım bedeli, 5674 TL maddi tazminat ile 68 TL masrafın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının acente olarak müşterilerden tahsil ettiği, kargo ücretlerini sözleşmede öngörülen sürede ödemediği gibi, hizmeti tam olarak gerçekleştirmediği ve müşteri kaybına yol açtığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Karşı davası ile müşterilerden tahsil edilen kargo ücretinden 12473 TL’nin ödenmediğini iddia ederek alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dava konusu bononun teminat bonosu olduğu ve davalının da 12473 TL alacaklı olması nedeniyle iptalinin istenemeyeceği, davacının akdi edimini yerine getirmemiş olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile zarar isteminin yerinde olmadığı, ancak 113.75 TL acentelik hizmeti alacağı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen, karşı davanın tamamen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı- karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle acentelik sözleşmesini davacı- karşı davalının ihlal ettiği anlaşıldığından davacı- karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Acentelik akdi imzalanırken davalı, davacıdan katılım bedeli adı altında para tahsil ettiği çekişmesizdir. Sözleşmede akdin feshi halinde bu paranın iade edilmeyip davalı nezdinde kalacağı veya irat kayıt edileceği yönünde bir hüküm yoktur.
Bu durumda mahkemece katılım payı bedeli adı altında yapılan ödemenin akdin feshi sonrası iadesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu konudaki istemin reddi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacı- karşı davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı- karşı davalı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.