Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/16024 E. 2012/8270 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16024
KARAR NO : 2012/8270
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen satın alma sözleşmesi kapsamında faturalar içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edildiğini ancak, bedelinin ödenmediğini, aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve varılan anlaşmalar doğrultusunda müvekkilince davacı adına hizmet bedeli faturaları kesildiğini ve bu fatura tutarları gözetildiğinde müvekkilinin borçlu olmayıp bilakis alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece: benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanca düzenlenen iade ve hizmet bedeli faturaları da gözetilerek davacı alacağından mahsubu sonunda davacının takip tarihi itibarıyla 3.026,81 TL davalıdan alacaklı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 3.026,81 TL’ye yönelik itirazının iptaliyle takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmek süretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine, hükmolunan alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki 2006 yılına dair yapılan hesaplamaların yeterli inceleme ve araştırmayı içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli olmadığı görülmektedir. Bu durum karşısında davacı tarafın rapora itirazları da gözetilerek dosya içerisindeki tüm deliller birlikte değerlendirilerek 2006 yılı içerisinde davalı yanca davacı tarafa verildiği iddia olunan hizmet ve bu hizmete ilişkin faturalar üzerinde durulmak suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.