Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4944 E. 2010/2178 K. 02.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4944
KARAR NO : 2010/2178
KARAR TARİHİ : 02.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, gayrimenkul alımı için yapıldığı iddia olunan tellaliye sözleşmesine istinaden temin edilen gayrimenkulün doğrudan satıcıyla temasa geçilmesi suretiyle satılması ve komisyon bedelinin ödenmemesi nedenine dayalı alacağın tahsili istemli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı portföyünde olduğu zannıyla dava konusu gayrimenkule yönelik 03.03.2006 tarihli yer gösterme sözleşmesi imzalayarak güvence bedeli ödediğini, öngörülen sürede satım sözleşmesinin gerçekleşmemesi nedeniyle güvence bedelinin iade edildiğini, davacının gayrimenkulün satış değeriyle ilgili kendisine doğru bilgiler vermediğini, taraflar arasında tellaliye sözleşmesi de imzalamadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve tanık beyanlarına göre davacının taşınmazın satış fiyatı konusunda davalıyı doğru bilgilendirmediği, alıcı ile satıcının bir noktada buluşmasının ve satım sözleşmesi kurmasının sağlanamamasının davalı alıcının nedensiz davranışından kaynaklandığı hususunun davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
BK’nun 404.maddesinde “Tellallık, bir akittir ki onunla tellal, ücret mukabilinde bir akdin yapılması imkanını hazırlamaya veya akdin icrasına tavassut etmeğe memur edilir. Tellallık hakkında, umumi surette vekalet hükümleri caridir.”denilmektedir.
Taraflar arasında imzalanan 03.03.2006 tarihli “Güvence Bedeli Alım Belgesi” ile “yer gösterme formu” belgelerine istinaden davacı şirketin dava dışı …’a ait gayrimenkulün davalı tarafından alınabilmesi hususunda bir akit yapılabilmesi için çalışma yapmış ve bu konuda aracılık faaliyeti yürütmüştür.
Gayrimenkulle ilgili satış işlemi kararlaştırılan süre içinde gerçekleşmediği için alınan güvence bedelinin davalıya iade edilmesinin tarafların sözleşmeden vazgeçmesi olarak yorumlanamaz.
Davacının davalı ile akdettiği (yer gösterme formu) sözleşmede, davalıya gösterilen gayrimenkulün 1 yıl içinde davalı kendisi veya dolaylı olarak ortağı bulunduğu kişiler adına ya da kan ve sıhri hısımların satın alması halinde satış bedelinin %3+KDV’sini davacıya hizmet bedeli olarak ödemeyi taahhüt etmiştir. Sözleşmede davacının dava konusu taşınmazın satışını sağlamak zorunda bulunmamaktadır.
Mahkemece, açıklanan yönler üzerinde yeterince durulmadan eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.