YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11786
KARAR NO : 2010/7999
KARAR TARİHİ : 23.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 19.11.2008
Nosu : 1065-457
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müflis banka ile davalı arasında 4 adet genel kredi sözleşmesi yapıldığını, toplam 34.428.825.477.-TL.alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı banka ile kredi sözleşmeleri yaptığını, ancak kredi kullanmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Adli Tıp raporuyla kredinin kullanımına ilişkin tediye fişi ve belgelerdeki imzaların davalıya ait olup olmadığının tespit edilemediği, ancak davalının hesabına aktarılan davaya konu krediyi kullanmakla borçlandığının kabul edildiği, 4.6.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının toplam 28.349.925.640.-TL.borçlu olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının toplam 28.349.925.640.-TL.ye ilişkin itirazının iptaline, asıl alacak 3.425.080.400.-TL.ye takip tarihinden itibaren % 112,50 temerrüt faizi uygulanarak takibin devamına, asıl alacağın % 40’ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı banka vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece davalının temerrüt tarihinin tespiti yönünden davaya konu kredi genel sözleşmelerinin 4. ve 53.maddelerindeki tebligat hükümleri üzerinde durulup tartışılarak değerlendirme yapılması gerekirken, anılan sözleşme hükümleri dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, İİK.nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilen toplam bedel üzerinden karar verilmesi gerekirken, asıl alacak üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.