YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3947
KARAR NO : 2011/14807
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 24.11.2010
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların dava dışı …Ltd. Şti. ile imzalanan kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredinin ödenmesinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle 02.02.2005 tarihli ihtarname ile hesabın kat edilerek icra takibi yapıldığını, davalıların 2009/12746 esas sayılı icra takibine itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili savunmasında kredi sözleşmesindeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kredi sözleşmesindeki imzanın inkar edilmesi üzerine yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 20.08.2010 tarihli rapora göre imzaların davalıların eli mahsülü olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın ve davalıların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle kredi sözleşmelerindeki kefalete ilişkin imzaların davalılara ait olmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyizine gelince;
Davalıların temyizi icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle davacının tazminat ile sorumlu tutulmasına yöneliktir. Davacı yanca yapılan icra takibine karşı davalılar yapmış oldukları itirazda imzaların kendilerine ait olmadığını açıkça bildirmişlerdir. Davacı banka sözleşmelerdeki davalılar adına atılmış bulunan kefalete ilişkin imzaların kime ait olduğunu, akdin tarafı olması nedeniyle bilebilecek durumdadır.
Bu durumda davacı bankanın sahte imzaya dayalı olarak davalılar aleyhinde icra takibine başlaması ve imza itirazına rağmen itirazın iptali davasını açmış olması onun haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterir. O halde davalılar yararına tazminata hükmedilmek gerekirken bu yöndeki davalılar talebinin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.