Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/8987 E. 2010/7191 K. 09.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8987
KARAR NO : 2010/7191
KARAR TARİHİ : 09.06.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 15.06.2009
Nosu : 503-688

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava açık hesap ekstresine dayalı olarak girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili davacı yanca gönderilen fermuarların ayıplı çıktığını, bu fermuarları diktikleri mallardan dolayı zarara uğradıklarını, ayıp ihbarını 22.6.2006 günü e-posta mesajı ile davacıya bildirdiklerini ve 3.500,-USD reklamasyon yazdıklarını; 30.6.2006 günü 6.442,80 TL.lik fatura düzenlediklerini ve kargo ile teslim ettiklerini, faturanın itiraza uğramadığını, bu nedenle müvekkilinin davacıdan 3.572,45 TL alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini, eğer bir alacak tesbit edilirse bunun mahsubunu savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre taraf kayıtlarının reklâmasyon dışındaki kalemlerde mutabık olduğu, usulüne uygun bir ayıp ihbarının bulunmadığı ve reklamasyon faturasının davacı yanca iade edildiği gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin takip talebindeki miktar ve koşullarla devamına karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 25/3 üncü maddesine göre satılan maldaki ayıbın teslim sırasında açıkça belli olması halinde alıcının iki gün içinde ihbar etmesi, açıkça belli değilse sekiz gün içinde muayene etmesi ya da ettirmesi ve bu muayene sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde durumu aynı süre içinde satıcıya bildirmesi gerekir.
Davacının cari hesap kayıtlarının incelenmesinde 15.6.2006 tarihli bir faturanın kayıtlı olduğu, 22.6.2006 tarihinde de ayıptan söz edilerek davalı tarafından davacıya bir e-posta gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece anılan malın davalıya ne zaman teslim edildiği ve ayıp ihbarının yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığı ve malların iddia edildiği gibi ayıplı olup olmadığı; ayıplı olduğunun tesbiti halinde davalının semen tenzili suretiyle mahsup konusundaki savunmasına itibar edilip edilemeyeceği üzerinde durulmak ve varılacak uygun sonuca göre bir karar oluşturmak gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.