YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1591
KARAR NO : 2010/8253
KARAR TARİHİ : 30.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 29/05/2009
Nosu : 2008/397-2009/234
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafından elektrik tarifesinin yanlış değerlendirilmesi sonucu 11.04.2005 tarihinde ihtirazi kayıtla 29.902.32 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını belirterek, elektrik kesilmesi tehdidi altında ödenen bu paranın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, arıtma tesisi aboneliğine ilişkin gerekli ölçü kompanizasyon sisteminin davalı tarafından kurulması gerekirken söz konusu sistemi kurmadığını, müvekkili tarafından sehven atlanan bu durumun fark edilmesi üzerine 28.09.1999 -26.08.2004 tarihleri arasında geriye doğru ek tahakkuk yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının istirdat davası açabilmesi için ödemeyi ihtirazi kayıtla yapması gerektiği, faturaya itiraz edilmesinin ihtirazi kayıt olarak kabul edilemeyeceği, dosyada ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığına dair belge olmadığı, davacı tarafın ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığını ispat edemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmuşsa da hükmüne uyulan bozma ilamına göre karar verilmemiştir. Bozmadan önce yapılan yargılama sırasında davacının ihtirazi kayıtla ödeme yapmadığı yönünde davalı tarafından bir savunma ileri sürülmemiş olup, uyuşmazlık konusu yapılmadan bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve bu suretle davacı lehine usuli müktesep hak oluşturan bu durum gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru değildir.
Öte yandan tacir olan davacı taraf borçlu olmadığını bilerek faturaya itiraz etmiş olup, itirazın reddedildiği ve borcun ödenmemesi hâlinde yönetmelik hükümlerine göre işlem yapılacağı davacıya bildirilmiştir. Davacının olası bir elektrik kesintisinin neden olacağı maddi ve manevi zararları önlemek amacıyla itiraz ettiği fatura borcunu ödemesi BK m.62 anlamında “ihtiyariyle” yapılmış bir ödeme olarak kabul edilemez. Bu nedenle koşulları oluşmayan BK m.62 hükmü gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek hâlinde peşin harcın iadesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 30.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.