YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4866
KARAR NO : 2010/11623
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili hakkında takip yapan davalı ile 1985-1988 yılları arasında evli olduklarını, 1988 yılında boşandıklarını, müvekkilinin başka biri ile evliliği sırasında 2007 yılında davalı ile gayri resmi olarak birlikte yaşamaya başladıklarını, davalıya 104.50gr. 22 ayar bilezik hediye ettiğini, ayrıca gayri resmi birlikteliklerinin devamını teşkil etmek üzere müvekkilinden boş bono alan davalının 2007 yılı Kasım sonunda evi terk ederek ve boş senedi doldurarak takibe giriştiğini ileri sürerek, müvekkilinden hile ile alınan, borç ilişkisine dayanmayan ve gayri kanuni bir durumun devamı için verilen senedin ve takibin iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcunu ödememek için kanuna karşı hile yoluna gittiğini, boşandıktan sonra tekrar birleşen tarafların müşterek çocukları olmadığını, müvekkili hakkında şikayetin takipsizlik kararı ile sonuçlandığını, senedin sebepten mücerret olduğunu ve tanık dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, nüfus kayıtları, bono düzenleme tarihi, tarafların daha önceden evli oluşları ve davacının bonoyu boş olarak verdiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, icra takibine konu senet yönünden borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı vekilinin temyizi, yararlarına tazminata hükmedilmemesine ilişkindir. İİK.nun 72/4.maddesi hükmüne göre, davanın alacaklı lehine sonuçlanması ve tedbir kararı ile alacağın tahsilinin gecikmesi halinde alacaklı yararına tazminata hükmolunur. Bu tazminata hükmedilebilmesi için alacaklı davalının ayrıca talepte bulunmasına gerek yoktur. İhtiyati tedbir kararı verilerek davalının alacağının tahsili engellendiği için İİK.nun 72/4.maddesi uyarınca davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yönde olumlu ya da olumsuz bir görüş belirtmeden, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.