YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12217
KARAR NO : 2010/14410
KARAR TARİHİ : 15.12.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 14.10.2009
Nosu : 244-292
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili borçlu şirkete ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan …’ın alacağı, dava dışı Asya Katılım Bankası AŞ.nden temlik aldığını; davalının alacağının gerçek olmadığını, temliğin muvazaalı biçimde yapıldığını, borçlunun borcu davalı kanalıyla ödediğini ve bu şekilde ipoteğin konusuz kaldığını iddia ederek sıra cetvelinin düzeltilmesine ve müvekkilinin alacaklı olduğu takip dosyasının öne alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin akrabalarının ortak olduğu şirketin borcunu ödeyerek alacağı temlik aldığını, bunun için kendi mevduatından çektiği parayı kullandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece alacağın temlikinin Borçlar Kanunu’nda düzenlenen, borçlunun rızasına bağlı olmayan, yeni bir alacak-borç ilişkisi yaratmayan, sadece alacağı talep hakkının devredilmesi sonucunu doğuran, sebepten soyut bir hukuki işlem niteliğinde bulunduğu; bunun geçerliliğinin temlik edenle, temlik alan arasında, mutlak surette bir borç-alacak ilişkisinin varlığını gerektirmeyip; karşılıksız olarak da söz konusu olabileceği, sıra cetvelinde birinci sırada yer alan banka alacağının gerçek olup olmadığı konusunda bir iddia bulunmadığından temlikin geçersiz sayılmasının dahi, davacıyı sıra cetvelinde birinci sıraya getirmeye yetmeyeceği; öte yandan bu tür davaların, davacı alacağından daha üstte yer alan bir takip dosyasına konu alacağın, gerçek bir alacak olmayıp, muvazaalı olarak oluşturulmuş bir alacak olduğu iddiasıyla açılmasının mümkün olduğu; bankanın alacağını …’dan tahsil ettiği ve bu kez ilk sıradaki alacağı talep hakkının, davalı temlik alana geçtiği; temliğin geçersiz olduğu varsayımı halinde, talep hakkının yine ilk alacaklı bankaya geçeceği ve davacının sırasında bir değişikliğin söz konusu olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.