YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6481
KARAR NO : 2010/14127
KARAR TARİHİ : 13.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarih : 30.3.2010
Nosu : 2438-108
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat Soysal Devlet Doğan ile davalı vekili Avukat …’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkili ile davalı şirket arasında 11.3.2004 tarihli hurda demir satışına ilişkin sözleşme imzalandığını ve hurda demirin davalıya teslim olunmasına rağmen 181.823 USD tutarındaki alacaklarının ödenmediğini ve keşide olunan ihtara uyulmadığını iddia ederek 181.823 USD alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, 11.3.2004 tarihli sözleşmeye göre teslim olunacak hurda demirin içinde patlamamış ve tehlike arz eden askeri mühimmatın bulunmaması ve ayıklamanın davacı yanca yapılması gerektiği halde 2.6.2004 tarihinde işletmede patlama meydana geldiğini 1 işçinin öldüğünü ve 5 işçinin yaralandığını, akde aykırılık nedeniyle ödeme yapmadıklarını, ölen ve yaralanan işçilere ödenecek tazminatın takas ve mahsubunu ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının 181.823 USD borçlu olduğu ve patlamanın davacı yanca teslim edilen hurdadan kaynaklandığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 11.3.2004 tarihli hurda demir satış sözleşmesi bulunduğu ve hurda demirin ayıklanmamış olarak teslim olunacağı hususunda uyuşmazlık yoktur.
Davalıya ait tesiste 12.06.2004 tarihinde hurda demir içinde bulunan askeri mühimmatın patladığı, ölen ve yaralanan işçilerin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı patlamanın davacının getirdiği ve tam ayıklanmayan hurda demirden kaynaklandığını ileri sürerek alınan bilirkişi raporuna da bu yönde itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, 11.3.2004 ile 2.6.2004 tarihleri arasında, davalının dava dışı üçüncü kişilerden alım yapmadığı yolundaki itirazları, davalının ticari kayıtları da incelenerek varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.