Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6222 E. 2012/8236 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6222
KARAR NO : 2012/8236
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalı … ktk. Tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında ….. köyü, 142 ada 130-194 (sırasıyla 36611,10 m² ve 263008,18 m²) parsel sayılı taşınmaz yaylak niteliğiyle, 102 ada 2 (139,96 m²), 105 ada 7 (2190,80 m²), 107 ada 12 (722,61 m²), 115 ada 8 (173,42 m²), 116 ada 109 (4799,73 m²), 118 ada 5 (8274,94 m²), 119 ada 3 (272,58 m²), 120 ada 1 (360,24 m²), 121 ada 1-9 (sırasıyla 761,09 m²), 434,63 m²); 128 ada 2-4 (sırasıyla 108,98 m²; 2432,29 m²), 130 ada 13-15 (sırasıyla 2608,83 m² ve 1497,87 m²), 131 ada 95 (1334,15 m²), 137 ada 13 (867,69 m²), 141 ada 82 (2071,87 m²), 142 ada 115-164-171-187-190-197 (sırasıyla 142,27 m²; 541,34 m², 187,38 m²; 80,21 m²; 2743,64 m², 1413,84 m²), 144 ada 1 (17,25 m²), parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı köy tüzel kişili adına tesbit edilmişlerdir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden oldukları iddiasıyla her bir parsel yönünden ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece, H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Kale köyü, 102 ada 2, 105 ada 7, 107 ada 12, 115 ada 8, 116 ada 109, 118 ada 5, 119 ada 3, 120 ada 1, 121 ada 9, 128 ada 2-4, 130 ada 13-15, 137 ada 13, 141 ada 82, 142 ada 115, 130, 164, 171, 190, 187, 194, 144 ada 1 parsel nolu taşınmazların tespitinin iptali ile 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/B maddesi uyarınca mera niteliği ile özel siciline yazılmasına,
131 ada 95 parsel sayılı taşınmazın da, kadastro tespitinin iptali ile ham toprak niteliğiyle Hazine adına, 120 ada 1 (121 ada 1) ve 142 ada 197 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davaların reddine ve taşınmazların tespit gibi köy tüzel kişiliği adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından 120 ada 1 (121 ada 1) ve 142 ada 197 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak ve davalı köy tüzel kişiliği tarafından ise kabule konu taşınmazlar yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı raporunda, 102 ada 2, 105 ada 7, 107 ada 12, 115 ada 8, 116 ada 109, 118 ada 5, 119 ada 3, 120 ada 1, 121 ada 9, 128 ada 2-4, 130 ada 13-15, 137 ada 13, 141 ada 82, 142 ada 115, 130, 164, 171, 190, 187, 194, 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazların mera olduğu, 142 ada 197 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayan yerlerden olduğu, 121 ada 1 parselin kadim mezarlık olduğu ve 131 ada 95 parselin taşlık, ham toprak niteliğinde olduğu saptanarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak kadim mezarlık olduğu gerekçesiyle redde konu olan 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ada sayısı 121 olduğu halde, hüküm fıkrasında maddi hata sonucu bu parselin ada sayısı olarak 120 sayısının yazılması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının üçüncü bendinin ikinci paragrafında, kadim mezarlık olduğu gerekçesiyle redde konu olan 121 ada 1 parselin ada sayısı olarak yer alan “120” sayısı hükümden çıkartılarak, yerine ada sayısı olarak “121” sayısının yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 29/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.