Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8322 E. 2010/12124 K. 27.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8322
KARAR NO : 2010/12124
KARAR TARİHİ : 27.10.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün müdahillerden Maliye Bakanlığı, … Makina-….. ve … Alüminyum A.Ş.vekilleri ile süresi içinde müdahil… Kimya San.Tic.A.Ş.vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

İflasın ertelenmesinin uzatılması talebinde bulunan vekili, müvekkili şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verildiğini, bu süreçte kayyım nezaretinde iyileştirme projesine bağlı kalınarak faaliyette bulunulduğunu, borçlarını eşit ve adil olarak ödemeye başladığını, bununla birlikte iflasın ertelenme koşullarının devam ettiğini belirterek bir yıl süreyle iflas erteleme kararının uzatılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi kök ve ek raporlarıyla kayyım heyetinin raporlarından şirketin çalışmalarını olumlu şekilde sürdürdüğü, likidetesinin bir yıl öncesine göre arttığı, tedarikçilerinin iflasın ertelenmesinden duydukları güvenle şirkete mal vermeye başladıkları belirtilerek iflasın ertelenmesinin bir yıl süreyle uzatılmasına karar verilmiş, hüküm müdahiller Maliye Bakanlığı,… Kimya A.Ş., ….. ve … Alüminyum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece iflâs erteleme talebinin uzatılması üzerine verilen hüküm temyiz eden müdahiller ….. vekiline 11.5.2010, Maliye Bakanlığına 13.5.2010, …Alüminyum vekiline 6.5.2010 tarihinde tebliğ edildiği hâlde, temyiz dilekçesi İİK.nun 164.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra ….. vekilince 24.5.2010, Maliye Bakanlığı vekilince 25.5.2010, …Alüminyum vekilince 24.5.2010 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihatı Birleştirme Kararına göre Yargıtay’ın da bu konuda karar verebileceği kabul edilmiş olmakla, anılan müdahiller vekillerinin temyiz isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Mahkeme, iflâsın ertelenmesine karar vermiş, dilekçi şirket vekili tarafından iflâsın ertelenmesinin bir yıl süreyle uzatılması talep edilmiştir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre yeniden tespit edilmeli ve borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Bir yıllık erteleme sürecinde iyileştirme projesinin hangi ölçüde uygulandığı veya başarılı olduğunun tespiti amacıyla borçlu şirketin bilançoları ve kayyım raporları da gözetilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının, varsa alınması gereken ek tedbirlerin belirlenmesi ve iflâs erteleme koşullarının devam edip etmediği, özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; kayyım raporları ile kısa vadeli borçlar esas alınmak suretiyle yapılan değerlendirme sonucunda, iflas erteleme tedbirlerinin uygulanmasıyla şirketin likit durumunda olumlu gelişme olduğu, iflâsın ertelenmesi müessesesinin amacına aykırı davranılmadığı, iflâsın ertelenmesinin bir yıl süreyle uzatılabileceği belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak iflâsın ertelenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcılık niteliğini koruyup korumadığı, uygulamaların iyileştirme projesine uygunluğu, gerçekleştirilen performans, gerekli görülüyorsa alınması gereken ek tedbirler birlikte değerlendirilerek, periyodik ve karşılaştırmalı olarak şirketin borca batıklık durumundaki değişiklikler analiz edilmelidir. Özellikle müdahil vekillerinin itirazları denetime uygun ve ayrıntılı şekilde yanıtlanmalıdır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibaret olup, kayyım raporlarının özeti biçiminde, soyut ve genel nitelikteki bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden müdahiller ….., Maliye Bakanlığı, …Alüminyum vekillerinin temyiz itirazlarının süreden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle müdahil… Kimya A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 27.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.