Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1764 E. 2012/8189 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1764
KARAR NO : 2012/8189
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılardan …. ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/09/2009 gün ve 2009/10416 – 13027 sayılı bozma kararında özetle, “Çekişmeli Başaran köyü 122 ada 13 parsel (7419 m2) hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de, hükme esas alınan raporun taşınmazın orman olup olmadığını belirlemeye yeterli olmadığı, ayrıca daha önce aynı taşınmaz hakkında mirasçılar arasında görülen kadastro mahkemesinin 1990/16- 54 sayılı dosyasının bu dosya ile birleştirilerek görülmesi gerekirken birleştirilmeden ….. mirasçıları adına karar verilmesinin ve tapuya tescil edilmesinin Orman Yönetimini bağlamayacağı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin hisseler oranında davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılardan …… ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Orman Yönetiminin temyiz itirazları bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporlarına göre, eski tarihli resmi belgelere göre yapılan araştırma inceleme sonucu çekişmeli 122 ada 13 parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiğine göre Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalıların temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yapılan araştırma uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki;Çekişmeli 122 ada 13 parsel 1989 yılında yapılan kadastro sırasında 7419 m2 yüzölçümüyle ……adına tespit edilmiştir. Tespite karşı …..tarafından … aleyhine açılan dava sırasında …….’in taksim yapılmadığını kabul etmesi nedeniyle,diğer mirasçılar davaya dahil edilmeden, mahkemenin 1990/16-54 sayılı kararıyla …’in 5 çocuğu adına tescile karar verilmiş,bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, temyize konu dava da askı ilan süresi içinde, 13.03.1990 tarihinde açılmış olmasına rağmen davalar birleştirilmeden ayrı ayrı yürütülmüş, eldeki davada 1990/16 sayılı kararın gerekçesinden hareket edilmiştir. Uyuşmazlık, miras bırakanın ölümünden sonra ya da önce terekenin mirasçılar arasında paylaşılıp paylaşılmadığı ve davaya konu taşınmazın kime isabet ettiği konusundadır. Miras bırakan …’in …ile resmi evliliği bulunmamaktadır, Ahmet 1941 yılında ölmüştür. …….’in ….. ile ortak çocukları …, …..ve .. yanında, başka evlilikten…ve … adında çocukları vardır. Mahkeme taksim yapılmadığından hareketle hüküm kurmuşsa da bu konuda dosyaya yansıyan beyanlar arasında çelişki bulunmaktadır. Temyize konu davada bozma kararı öncesi yapılan keşifte yerel bilirkişi …, … mirasçıları arasında taksim yapılmadığını bildirmişse de; aynı bilirkişi bozma sonrası yapılan keşifte 50 – 60 yıl önce taksim yapıldığını ve dava konusu taşınmazın …’e kaldığını açıklamıştır. Mahkemece tesbit bilirkişileri ve taraf tanıkları dinlenmeden ve çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Davalı taraf ayrıca sonradan mirasçılar arasında hisse satışı olduğunu ileri sürmektedirler.
Paylaşıma dayanan taraf paylaşımın varlığını, tarihini, tüm mirasçıların veya yetkili temsilcilerinin katıldığını, kime hangi taşınmazın verildiğini, Kadastro Kanununun bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulmadığını ispatlamakla yükümlüdür. 3402 sayılı Yasanın 15. maddesine göre harici paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık sözleriyle ispatlanabilir.
O halde, mahkemece, kadastro mahkemesinin 1990/16 sayılı dosyasında taraflar dışındaki mirasçıların katılmadığı ve yerel bilirkişi, tanık dinlenmediği gözönünde bulundurularak, ortak miras bırakandan kalan yerlerin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmışsa tüm mirasçıların katılıp katılmadığı, Kadastro Kanununun bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulup bozulmadığı araştırılmalı,mirasçılar arasında pay devrinin tespit günü olan 23.11.1989 tarihinden önce olmak kaydıyla 3402 sayılı Yasanın 15. maddesine göre geçerli olacağı, tespit gününden sonra yapılan devirlerde genel mahkemenin görevli olacağı, herhangi bir hisse devri sözkonusu değilse bir mirasçı tarafından sürdürülen zilyedliğin tereke adına sürdürüldüğünün kabulü gerektiği düşünülmeli, taraflara bu konuların belgelerle veya bilirkişi tanık sözleriyle ispatı için imkan tanınmalı, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı, kök muristen kalan başka taşınmazlar varsa bunlara ait kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanağı kayıt ve belgeler getirtilerek bilirkişi-tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, tespitte görev alan tutanak bilirkişileri dinlenmeli, bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentte açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 29.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.