YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9775
KARAR NO : 2022/4272
KARAR TARİHİ : 26.05.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ: ÇATALCA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 12.07.2021 tarihli ve 2021/1029 E., 2021/1057 K. sayılı karar davacılar vekilince temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ek kararı ile hükmün temyize konu miktar yönünden kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle davacıların temyiz talebinin reddine karar verilmiş, ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekillerinin murisi … adına kayıtlı iken Çatalca 1.Noterliğinin 06/10/19998 tarih 13209 yevmiye numaralı sözleşmesine istinaden … Mahallesi, 122 ada 18, 74 ada 28, 230 ada 5, 232 ada7, 239 ada 112, 239 ada 71 parsel, …Mahallesi, 6, 9 230, 386, 422, 477, 490, 608, 613, 674, 711, 766, 777, 799, 828, 829, 1014, 1087, 1133, 1190, 1208, 1248, 1295, 1386, 1531, 1532, 1612 parseller ile davalının muristen alıp 3.kişilere devrettiği …Mahallesi, 662, 103, 204, 194, 1532, 954, 611 parsel ve Çatalca ilçesinde kain 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik murisin veraset ilamı uyarınca hak sahiplikleri oranında mirasçı olan müvekkillleri adına kayıt ve tescili, devredilen taşınmazlar yönünden ise zararın tazmini için Mahkemenin 2001/222 Esas 2003/375 Karar sayılı dosyası ile dava açtıklarını, Çatalca 1. Noterliğinde yapılan sözleşmenin mirastan feragat sözleşmesi olarak kabul edilerek muvazaanın ispat edilmediği gerekçesi ile davanın reddedildiğini ve derecattan geçerek kesinleştiğini; bunun üzerine Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/17-2011/81 E.K. sayılı dava dosyasında, Çatalca 1. Noterliğinin 06/10/19998 tarih 13209 yevmiye numaralı sözleşmesinin iptali için açılan davada Mahkemenin davayı reddettiğini, temyiz yoluna başvurulduğunu ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin ilgili kararı ile TMK’nın 613. maddesi uyarınca yapılmış sözleşme olup, miras bırakanın sözleşmeye katılması veya muvafakat etmesi halinde sözleşmenin geçerli olacağı, miras bırakanın sözleşme tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığının saptandığı, dolayısıyla sözleşmenin geçersiz olup, ileri sürülmesinin hak düşürücü süre ya da zamanaşımına tabi olmadığından bahisle kararın bozulduğu, Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyularak 2013/522 E. 2014/337 K. sayılı kararla sözleşmenin hükümsüzlüğüne karar verildiği ve derecattan geçerek kesinleştiğini; bu ilamın kesin delil niteliğinde olduğunu, HMK’nın 375/(1)-ç,d ve ı bendleri uyarınca talep hakkının Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleştiği tarih olan 20/06/2016 tarihinde doğduğunu ve üç aylık yasal süre içerisinde başvuruda bulunduklarını ileri sürerek yargılamanın iadesini talep etmiştir.
Bu dava ile birleştirilen Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/299-286 E. K. sayılı davada davacılar vekili; iş bu dava dosyasının Çatalca 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/481 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi talepleri bulunduğunu, davalılardan …ve …’un davalı …’in oğulları, davalı … ve …’in ise …’in yakınları ve ortakları olduğunu, yargılamanın iadesine konu taşınmazların bir kısmının halen davalı … adına tapuda kayıtlı olup bir kısım taşınmazları ise muvazaalı olarak diğer davalılara devrettiğini, yargılamanın iadesine konu maddi vakıaları yinelediklerini, mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle davalılar adına oluşan tapu kaydının yolsuz olduğunu ileri sürerek İstanbul ili, Çatalca ilçesi, 122 ada 18, 74 ada 28, 230 ada 5, 232 ada 7, 239 ada 112, 239 ada 71 parsel; …beldesinde kain 6,9, 230, 386, 422, 477, 490, 608, 613, 674, 711, 766, 777, 799, 828, 829, 1014, 1087, 1133, 1190, 1208, 1248, 1295, 1386, 1531, 1532 ve1612 parsel, davalı … tarafından üçüncü kişilere devredilen ve tazminata konu …beldesi 662, 103, 204, 194, 1532, 954 ve 611parsel, Çatalca ilçesinde kain 5 parsel, davalı … tarafından diğer davalılara devredilen …Mahallesi 109 ada 15, 129 ada 126 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile muris Maksut Üner’in mirasçılık belgesindeki payları oranında müvekkili davacılar adına tesciline, bunun mümkün görülmemesi halinde taşınmazların rayiç değerlerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile payları oranında müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili, derdestlik itirazında bulunduklarını, dava konusu taşınmazların değerinin 50000.00 TL’nin çok üzerinde olduğunu, eksik harcın tamamlanması gerektiğini , aynı konuda kesin hüküm bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ve 2016/481 E., 2016/701 K. sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir
IV.İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava sebeplerinin farklı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli ve 2017/899 E – 2017/1238 K. sayılı kararıyla; davacının asıl davada yargılamanın iadesini, birleştirilen davada ise yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil – bedel isteminde bulunduğunu, birleştirilen dava açısından derdestlikten bahsedilemeyeceği, 2015/684 E., 2015/678 K. sayılı davanın bekletici mesele yapılarak asıl ve birleştirilen davada ayrı ayrı karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece gönderme kararından sonra yapılan yargılamada birleştirilen davanın tefrikine karar verilmiştir.
4. Gönderme Kararı Sonrasında İlk Derece Mahkemesi Kararı
Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.02.2021 tarih , 2020/385 E., 2021/94 K. sayılı kararı ile davanın tapu iptali ve tescil davası olduğu ve kabul görmemesi halinde tazminat davası olarak açıldığı, mevcut davada ileri sürülen hukuki sebeplerin daha önceden Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/222E. 2003/375K sayılı davasından tartışıldığı ve reddedilerek kesinleştiği, yine benzer nitelikteki Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/84 E. sayılı davasının da reddildiği, Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/222 E. sayılı davası ile alakalı olarak yapılan yargılamanın iadesi talebinin de reddedilerek kesinleştiği, 2001/222 E. sayılı dava dosyasının gerekçesinden de anlaşıldığı üzere davacıların taleplerinin aynı olduğu ve gerekçenin tartışma bölümünde bunlara değinildiği ve sonuç itibariyle reddedilip mevcut haliyle kesinleştiği gerekçeleri ile açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
5. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın tefrik edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, delillerinin toplanmadığı,tanıklarının dinlenmediği belirtilerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
7. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2021 tarihli ve 2021/1029 E – 2021/1057 K. sayılı kararıyla; Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/684 Esas 2015/678 Karar sayılı 27/10/2015 tarihli karar ile davacılar tarafından … aleyhine açılan Mahkemenin 2001/222 Esas 2003/375 Karar sayılı dosyası ile ilgili yargılamanın iadesi davasında, HMK’nın 375. maddesinde tahdidi olarak sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin bulunmadığından bahisle mesmu olmayan davanın reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2016/11329 Esas 2019/2616 Karar sayılı kararı ile “Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 377. maddesinde b, c, ç, d, e bentleri ayrık tutularak her halde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren 10 yıl düzenlemesine yer verilmiş olup, iadesi istenen hüküm 11.10.2004 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dava ise 02.10.2015 tarihinde açılmış, dolayısı ile 10 yıllık süre geçmiştir. Davanın reddi kararı bu gerekçe ve sonucu itibari ile doğru olduğuna göre, davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına,” şeklinde karar verildiği; karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2019/3163-5898 E. K. sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, kararın 18/11/2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın, yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkin olup yargılamanın iadesi talebi reddolunduğuna ve kesinleştiğine göre davalı … ve ondan taşınmazları devralan davalılar yönünden yolsuz tescil koşullarının varlığından söz edilemeyeceği, kaldı ki, bir mahkeme kararının aynı düzeyde bir başka mahkemece yok sayılamayacağı ve ortadan kaldırılamayacağı gerekçeleri ile davanın esastan reddi gerekirken, kesin hükmün varlığından davanın usulden reddi hatalı görülerek davacılar vekilinin istinaf talebi kabul edilerek davanın esastan reddine, dava değeri dikkate alınmak suretiyle kesin olarak karar verilmiş, davacılar vekilinin temyiz başvurusu 23.09.2021 tarihli ek kararla reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazların değerinin temyiz sınırının üstünde olduğunu, birinci iadei muhakeme talepleri ile ikinci iadei muhakeme taleplerinin farklı olduğunu, kesin hükümden söz edilemeyeceğini, dosyada tefrik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında çelişki olduğunu, tazminat davası ile ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi şu şekildedir; “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin men’i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır. Gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harc, gayrimenkulün değeri ile talebolunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir.Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz.”
3.2.2. 6100 sayılı HMK’nın 362. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, 1/a bendinde de “miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş, 2021 yılı itibarıyla HMK.’nın 362/1-a bendinde belirtilen 40.000.00 TL’lik kesinlik sınırı 78.630,00 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın 50.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı ve dava tarihleri itibariyle değerin keşfen saptanmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur.
Aynı Yasa’nın 30. maddesi ise “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılıyorsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409. maddesinde (HMK 150) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” şeklinde, 32. maddesi ise; “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Harçlar Kanunu’nun uygulaması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hakim tarafından re’sen gözetilmesi gereken bir husustur.
3.3.2. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazlar başında keşif yapılarak Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacıların kararın (V/3.3.2.) numaralı paragrafında değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 12.07.2021 tarihli asıl kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, 26/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.