YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16860
KARAR NO : 2012/16845
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVACILAR : …
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, hükmün önceki Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıların murisinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle davacı hak sahiplerinden murisin annesi 100.000,00TL manevi,murisin 4 kardeşi için ayrı ayrı 80.000,00’er TL manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece,manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile murisin annesi için 50.000,00 TL, 4 kardeşin her biri için ayrı ayrı 30.000,00’er TL manevi tazminata hükmolunmuştur.
Davacılar murisi sigortalının öldüğü iş kazasında sigortalının % 20, davalı … A.Ş ‘NİN % 20, davalı …’nin %60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılardan murisin 4 kardeşi için ayrı ayrı hükmedilen 30.00,00’er TL manevi tazminat miktarının fazla olduğu açıktır.
3-Kabule göre davacılar yararına hükmolunan toplam manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanacak avukatlık ücretinin 14.650,00TL olması gerekirken, 12.850,00TL olarak hesaplanması ve davacıların davalılar yararına hükmolunan vekalet ücretinden fazla vekalet ücreti ile sorumlu tutulması doğru değildir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 09/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.