Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4483 E. 2010/14233 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4483
KARAR NO : 2010/14233
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 16.02.2010
Nosu : 100-80

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddine, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı … vekili, müvekkilinin dava dışı borçlu …’nun kullandığı Kooperatif Kredileri Sözleşmesi’ne kefil olduğunu, borcun ödenmediği gerekçesi ile girişilen icra takibinin haksız olduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, fazla ödenen paraların istirdadına, % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davanın davacısı … vekili de aynı iddialarla menfi tespit, istirdat ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı banka vekili, davacıların doğrudan gelir desteği ödemesinden yapılan tahsilatların iadesi talepli davalar açtığını, bu davalar kabul edilince müvekkili bankanın evvelce tahsil ettiği tutarları iade ettiğini, bu nedenle takibe devam edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davaların reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kurulu raporlarına göre davacıların halen davalı bankaya borçlu olduğu gerekçeleri ile asıl davanın ve birleşen davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 72.maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Menfi tespit davasında borçlunun dava tarihi itibariyle borçlu olmadığı miktar varsa saptanıp buna göre hüküm kurulmalıdır. Bu durumda, mahkemece somut olayda davadan önce yapılmış olan ödemeler de gözetilerek davacı kefillerin dava tarihi itibariyle borçluluk durumları ve borçlu olmadıkları miktar saptanarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken ödemeler düşülmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.