Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/11164 E. 2012/17849 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11164
KARAR NO : 2012/17849
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kesilen yetim aylığının tekrar bağlanmasına biriken aylıkların faiziyle tahsiline, aksi yöndeki kurum işleminin iptaliyle davalı kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi ve muvazaalı boşanmış olması sebebiyle babasından almakta olduğu yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların kesilme tarihinden itibaren faizleri ile birlikte ödenmesine ve davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davacını eşinden 2001 yılında boşanmasına rağmen 2008 yılının 10.ayından itibaren babasından yetim aylığı almakta olduğunu … marifetiyle yapılan araştırmada, davacı ve eşinin boşanmadan sonra ayrı yaşadıkları, davacının kızı ile birlikte ikamet ettiği ayrıca tarafların boşanmaya rağmen birlikte yaşadıklarını ifade eden tanık …’in davacıyla olan husumeti nedeniyle ifadesine itibar edilemeyeceği,davacının boşandıktan uzun süre sonra bağlanan yetim aylığı nedeniyle eşinden bu sebeple boşandığı iddiasının somut olaya uygun olmayıp hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davaya konu kurum işleminin iptaline ve davacıyı davalı kurumca ödenmesi gereken ölüm aylıklarının aylık kesim tarihinden itibaren faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ve davacının kuruma kesilen ölüm aylıkları nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının eşi … Kahramanmaraş 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/382 E,1991/383 K sayılı 31.11.1991 tarihli kararı ile boşanmasına rağmen bu kararın taraflarca temyiz edilmeyerek 27.1.2005 tarihinde kesinleştiği ,17.10.2008 tarihi itibariyle davacıya sigortalı babası üzerinden 506 sayılı … Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı bağlandığı , bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle 16.10.2010 tarihi itibariyle kesilerek, 17/10/2008-16/10/2010 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı … ve … kanunun 56. maddesidir.
Somut olayda, davacı Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.11.1991 tarih ve 1991/382 E, 1991/383 K. sayılı ilamıyla anlaşmalı olarak boşanmıştır ve karar 27.1.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıya babası nedeniyle 5434 sayılı Kanunun 66, 75 ve devamı maddeleri uyarınca yetim aylığı bağlanmıştır.15.9.2009 tarihli kontrol memuru tutanağı ile davacının boşandığı eşi … … ait … mahallesi 12.sokaka No:12/1 adresinde buulnan evde hazır olduğu davacı ifadesinde eşinden ayrılan kızı … … çocuğuna kahvaltı hazırlamak için geldiğini aslında kendisinin diğer dul kızı … … … Mahallesi 7.sokak No:37 adresinde birlikte oturduğunu belirtmiş Kurum kontrol memurunca davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği yönündeki tespit üzerine yetim aylığı kesilerek, Kurumca, 17.10.2008-16.10.1010 tarihleri arasındaki ödemeler borç kaydedilmiştir.
5510 sayılı … ve … Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda davacını bizzat 15.9.2009 tarihinde yapılan denetim sırasında boşandığı eşine ait adreste hazır bulunması davacı ve eşinin boşanmaya rağmen birlikte yaşadığının açık kanıtıdır.Tutanak içeriğini doğrulayan … de davacı ve eşinin boşanmaya rağmen birlikte yaşadıklarını bildirmiş olup bu tanıkla davacı arasında husumet bulunması 15.9.2009 tarihli tutanakta tespit edilen bulguya halel getirecek nitelikte değildir.Davacı ve eski eşinin aynı adreste birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilememiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.