YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8268
KARAR NO : 2013/1132
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … İlçesi, 546 parsel sayılı 10.800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1952 tarih 233 sıra nolu 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşan tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile Mustafa Kral adına tesbit ve tescil edilmiş, imar uygulaması üzerine 4957 ilâ 4973 parsellere ifraz edilmiştir. Davaya konu 4957, 4970 ve 4975 sayılı parseller satış yoluyla davalılar adına arsa niteliğiyle tescil edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların kesinleşen tahdit içinde kaldığı iddiasıyla, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 4970, 4974 ve 4975 sayılı parsellerin tamamı ile 4957 sayılı parselin (A) harfi ile işaretli 410.54 m2 bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından 4957 sayılı parselin (B) bölümüne; davalı … tarafından 4970 sayılı parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre makiye ayırma işlemi, 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve 23.08.1991 tarihinde ilân edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, 1957 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemince yapılan uygulama ve araştırma sonucunda, çekişmeli taşınmazlardan 4970, 4974 ve 4975 sayılı parsellerin tamamının; 4957 sayılı parselin ise (A) bölümünün 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritasında Hasanbaba Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre makiye ayrıldığı, toprak tevzi komisyonunca 13 tevzi numarası Mustafa Kral adına dağıtım ve tescilinin yapıldığı, taşınmazların tevzi haritası kapsamında kaldığı, 4957 sayılı parselin (B) harfi ile işaretlenen kesiminin ise orman rejimi dışına çıkarıldığı ve bu işlemin kesinleştiği, taşınmazların % 45-50 eğimli olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, makiye ayrılan yerlerde özel kanunlar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.’nın 22.03.1996 gün ve 1993/5 – 1 sayılı ve H.G.K’.nun Y.K.D.’nin Ekim 2002 ayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1 – 19 / 97 sayılı kararı ile kabul edilmiş ise de; 4753 sayılı
Kanunun 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, 6831 sayılı Kanunun 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağı, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiği, bu nitelikteki taşınmazların 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre makiye ayrılamayacağı, ayrılmış olsa bile kanuni dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağı, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5 – 1 sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.’nun Y.K.D.’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığı, yine 546 parselden ifraz yolu ile oluşan 4971 ve 4973 parsellere ilişkin olarak orman niteliği ile Hazine adına tescillerine dair verilen kararların Dairenin 2007/12510 ve 14305 sayılı dosyasında onanarak kesinleştiği, bu nedenle yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak;19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A. maddesi ve aynı Kanunun 17. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen geçici 11. maddesi gözetilerek, Orman Yönetimi tarafından açılan davanın kabulüne karar verildiği halde, Orman Yönetiminden karar ve ilâm harcı alınması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün (A, B ve C) bölümlerinin 3; (D) bölümünün 4. bentlerinin kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Kanun uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla
H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 12.02.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.