Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1134 E. 2012/6802 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1134
KARAR NO : 2012/6802
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, ….. ilçesi ……. köyü 712 parsel sayılı 63.750 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, Orman Yönetimi ve Hazinenin taraf olduğu tescil ilamı ile tapu kaydının oluştuğu ve orman olmadığı halde, yörede yapılan orman kadastrosu çalışmasında orman sınırı içine alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek orman sınırı dışına çıkarılması istemiyle 12/11/2008 tarihinde kadastro mahkemesinde dava açmış, mahkemece verilen 2008/8 – 2009/3 sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ile dava dosyası görevli ve yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, davanın orman kadastrosunun iptali için 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildiğinden REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2011/1657-3075 sayılı bozma kararında; “Yapılan incelemede, temyize konu davanın kadastro mahkemesinde 12/11/2008 tarihinde açıldığı, mahkemece davaya bakmakta genel mahkemelerin görevli olması nedeniyle 08/04/2009 gün ve 2008/8-2009/3 sayılı görevsizlik kararı verildiği, davacı tarafından 09/04/2009 tarihinde verilen dilekçe ile dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin istendiği, kararın 22/05/2009 tarihinde kesinleştiği ve dava dosyasının görevli ve yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderildiği anlaşılmış olup, iptali istenen orman kadastrosunun 08.02.1999 tarihindeki ilanından itibaren dava tarihi itibarıyla 6831 sayılı Yasanın 11. maddesinde (… tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin 10 yıllık süre içinde dava açma hakları mahfuzdur.) hükmüne göre öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçirilmediği halde, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davacı adına tespitine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre tapu kaydına dayalı olarak açılan orman kadastrosunun iptali isteminden ibarettir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 08.02.1999 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece, Adana 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/885-1994/711 sayılı kararının taraflar için kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, keşif ve uygulama yapılmadan, tescil ilamının dayanağı krokinin tahdit haritasına göre konumu belirlenmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle; mahkemece, bir fen memuru aracılığıyla yapılacak inceleme ve keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası ve tescil krokisi ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.