Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/1137 E. 2011/2191 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1137
KARAR NO : 2011/2191
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, somut emsal olarak alınan 42 parsel numaralı taşınmazın 3/40 payının 17.12.1999 tarihinde 7.500.000.000 TL.’ye (7.500,00 YTL.) satıldığı kabul edilerek değerlendirme yapılmış ve bu parselin özellikleri ile dava konusu taşınmazın özellikleri karşılaştırılmak suretiyle dava konusu taşınmaza 85 YTL/m² değer takdir edilmiştir.
Geri çevirme kararı üzerine dosya içerisine getirtilen emsal taşınmaza ait tapu kaydının incelenmesinden, emsal taşınmazın bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği gibi 17.12.1999 tarihinde değil 17.12.1997 tarihinde satış gördüğü ve 3/40 payının satış bedelinin 75.000.000 TL. (75,00 YTL.) olduğu anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, yanlış değerlendirme yapan bilirkişi raporunun hükme dayanak alınmaması gerektiğinin düşünülmemiş olması,
Kabule göre de;
2-Dosya içerisinde bulunan belgelere göre; dava konusu taşınmaz 1784,56 m² yüzölçümlü olup, 115,83 m²’si kamulaştırılmış ve bu kamulaştırılan kesim 30.11.2005 tarihinde ifraz edilerek 6652 parsel numarası almıştır. Bu sebeple, ifrazen oluşan 6652 parsel numaralı taşınmazdaki davalının payının tapusunun iptali ile hazine adına yol olarak terkinine karar vermek gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde parsel numarası belirtilmeksizin davalının payının yol olarak hazine adına terkinine karar verilmesi,
3-Kıymet takdir komisyonu raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan duvarın parasının belediyeye ödeneceği belirtildiği halde; bilirkişi kurulunca bu duvar için belirlenen bedelin de davalıya ödenmesine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.