YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14281
KARAR NO : 2011/1142
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, davaya konu … Köyü 207 ada 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 parsel sayılı sırasıyla 2235,05 m2, 2857,57 m2, 2496,18 m2, 4928,30 m2, 380,21 m2, 38479 m2, 182,72 m2, 430,84 m2, 195,57 m2 ve 255,11 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile davalılar adlarına, 207 ada 2 parsel sayılı 787,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile Musa Köselli, 3 parsel sayılı 1299,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile … ve 4 parsel sayılı 3327,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz iki adet kargir ev ve ahşap samanlık ve tarla niteliği ile … adına belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tesbit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman nitelinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davaya konu 11, 12, 13 ve 14 parsellere yönelik davanın kabulüne, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parsellere yönelik davanın reddine, çekişmeli 11, 12, 13 ve 14 parsellerin tesbtinin iptaline ve krokide 11 parselin (A ile gösterilen 88,78 m2 yüzölçümündeki bölümünün ve 12, 13 ve 14 parsellerin tamamının orman niteliği ile Hazine adına, 11 parselin (B) ile gösterilen 3,94 m2 yüzölçümündeki bölümünün, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parsellerin tamamının davalılar adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk dairesinin 23/02/2009 gün ve 2008/17771 – 2009/3053 sayılı bozma kararı ile; (1- Davacı … Yönetiminin … Köyü 207 ada 5, 6, 7, 8, 9, 10 nolu parsellerin tamamı ile 11 parselin (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller hakkındaki hükmün onanmasına, 2- Dava konusu olan 207 ada 2, 3 ve 4 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; İncelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 1947 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığından; kadastrosu yapılan seri dışında kalan Devlet Ormanlarının, orman kadastrosu yapılmamış sayılacağı, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası, hava fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi ve çevresinin incelenmesi sonucu belirlenmesi gerektiği, mahkemece yaptırılan keşifte görev alan orman bilirkişinin hükme dayanak alınan raporunda, 2, 3 ve 4 parsellerin 1959 tarihli memleket haritasında ve 1955 tarihli hava fotoğraflarında tamamının orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, bu taşınmazların orman niteliği ile tescile karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın REDDİNE, davaya konu 207 ada 2 parsel sayılı taşınmazın Musa Köselli, 3 parsel sayılı taşınmazın …, 4 parsel sayılı taşınmazın … adına TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Yapılan incelemede mahkemece 14/10/2009 tarihli duruşmada Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.02.2009 gün ve 2008/17771-2009/3053 sayılı bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bozma kararına uymak suretiyle, bozma gereğince işlem yapma ve karar verme durumu, taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine karar verme sonucunu doğuracak bir olgudur ve buna usuli kazanılmış hak veya usule ait müktesep hak denilmektedir. Yerel mahkemenin doğru bularak uyduğu veya kanun gereğince uymak zorunda olduğu bozma kararı ile daha önce mahkemenin o dava hakkındaki usul ve kanuna aykırı olarak verdiği kararının, usul ve yasaya uygun olacak uygun bir sonuca ulaşılmasını sağlar. Buna aykırı karar verilmesi, usul ve kanuna uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir. Usul Kanunumuzda usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de,kararın temyizi edilmesi sonucunda verilen bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamanın yanı sıra, mahkemelerden verilecek karalarda hukuki istikrarın sağlanması amacına ulaşılması için uygulamada kabul edilmesi nedeniyle,usuli kazanılmış hak kavramı,kamu düzenine ilişkin ve usul hukukunun dayandığı ana esaslardandır. Usuli kazanılmış hak için kanunda açık hüküm bulunmaması, onun kabul edilmemesini gerektirmez.
Bozmaya uyulması ile davacı … Yönetimi yararına oluşmuş bulunan usuli kazanılmış hak ihlal edilecek biçimde karar verilemez. O halde; mahkemece, bozma öncesinde yaptırılan keşifte görev alan orman bilirkişinin hükme dayanak alınan raporunda, çekişmeli taşınmazların tamamının 1959 tarihli memleket haritasında ve 1955 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden, bu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.