Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10311 E. 2013/1074 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10311
KARAR NO : 2013/1074
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili, birleşen dosya davacısı Orman Yönetimi vekili ve davalılar Hazine ile Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… Köyünde 1960 yılında yapılıp, 24.12.1960 – 23.01.1961 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen kadastro sırasında … Köyü, 686 parsel sayılı 1400,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Ocak 1952 tarih 439 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak tarla niteliğiyle … Toksöz adına tesbit ve tescil edilmiş, daha sonra 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu ile 1418,19 m² yüzölçümü ile 157 ada 19 parsel numarasını almış ve tapuda halende ölü … Toksöz adına kayıtlıdır.
… Köyünde, 1968 yılında yapılıp, 06.01.1971 – 05.02.1971 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen kadastro sırasında … Köyü, 1312 parsel sayılı 1360,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1933 tarih 400 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak, tarla niteliğiyle … ve Ortakları adına tesbit ve tescil edilmiş, daha sonra 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu ile 1418,19 m² yüzölçümü ile 130 ada 16 parsel numarasını almış, intikal ve satış suretiyle en son davacı-birleşen dosya davalısı …’ya geçmiştir.
Davacı … vekili 11.04.2005 tarihli dilekçesiyle, müvekkili adına kayıtlı 1312 parsel sayılı taşınmaz ile … Köyü 686 parsel sayılı taşınmazın aynı yer olduğu ve 1312 parsel sayılı taşınmazın tesbitine esas kadastro çalışmasının, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddesi gereğince ikinci kadastro olduğu ve süresinde dava açılmadığı takdirde müvekkili adına kayıtlı 1312 parselin iptali yoluna gidileceğine dair müvekkiline tapu müdürlüğü tarafından tebligat yapıldığını ancak bu uygulamanın doğru olmadığı, 1312 parselin tespitine esas tapu kaydının daha eski olduğu gerekçeleriyle, tapu müdürlüğünün terkin işlemenin düzeltilmesi, bu olmadığı takdirde taşınmazın gerçek bedelinin tazminat olarak ödenmesi istemleriyle kadastro mahkemesine dava açmıştır.
Kadastro mahkemesince, … Köyü, 686 ve … Köyü, 1312 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının mükerrer oluştuğunun anlaşıldığı ve kesinleşmiş tapu kayıtlarının iptaline karar verme yetkisinin genel mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, davacı vekilinin talebiyle de dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir.
Orman Yönetimi 15.04.2011 tarihli harçlı dilekçesiyle, … Köyü, 686 (yenileme ile 157 ada 19) ve … Köyü, 1312 parsel sayılı (yenileme ile 130 ada 16) taşınmazın tamamının orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve halen de eylemli durum itibariyle orman olduğu iddiasıyla taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, 20.04.2011 tarihli celsede, gerekçe belirtmeksizin Orman Yönetiminin müdahale (katılma) talebinin reddine karar verilmiştir.
Davaya katılma talebi reddedilen Orman Yönetimi vekili, asliye hukuk mahkemesine sunduğu 09.06.2011 havale tarihli dilekçesiyle, katılma dilekçesinde belirtilen aynı iddialarla taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle ayrıca dava açmıştır.
Mahkemece, 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacı … tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine, Hazine
aleyhine açılan tazminat davasının ise, kısmen kabulüne ve 8400,00.- TL maddî tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek kanunî faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacı …’ya verilmesine, davacı …’nın fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen dosya davacısı, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile … Köyü, 686 sayılı parsel iken yenileme ile 157 ada 19 parsel sayısını alan ve kadastro müdürlüğünce … İlçesi, … Köyünde yapılan kadastro tespit çalışmalarından mükerrer olarak … 1312 parsel sayısı altında tespiti yapılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile … Köyü 686 parsel iken yenileme ile 157 ada 19 parsel sayısını alan ve mükerrer olarak … Köyü 1312 parsel sayısı altında tesbiti yapılan taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların dava konusu taşınmaza vaki müdahalelerinin menine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili, birleşen dosya davacısı Orman Yönetimi vekili ve davalılar Hazine ile Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçelerindeki açıklamaya göre dava, terditli olarak mükerrer kayıt nedeniyle tapu iptal ve tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tazminat ile kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde tesbit tarihinden önce 1947 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1960 yılında arazi kadastrosu, 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve 28.11.1991 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Tapu iptal ve tescil yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazları yönünden:
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan “4153 ve 5618 sayılı kanun uyarınca 25 yıl takyidlidir” şerhi, tapu kaydının oluşumu üzerinden 25 yıldan fazla süre geçmesi nedeniyle hükümsüz olduğu anlaşıldığına göre, davacı gerçek kişi vekili ile birleşen dosya davacısı Orman Yönetimi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile taşınmazın tapu kaydının iptali yönünden kurulan usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Tazminat kararına ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Davanın niteliğine göre tazminat miktarının belirlenirken öncelikli konu, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliğinin ve değerinin hesaplanması olup, arazi niteliğindeki taşınmazın net geliri esas alınarak değeri belirlenmelidir.
Ne var ki, mahkemece net gelir esasına dayalı olmayan  soyut bilirkişi raporu ile yetinilerek hüküm kurulmuştur. Taşınmazın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde, ekilecek ürünlerin ve bu ürünlerin elde edilmesi için yapılacak harcamalar gözönünde tutularak, net gelirin hesaplanması ve bilimsel yolla değerinin bulunması, bedel tespitinde etkisi olan diğer tüm unsurlar dikkate alınarak her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirtilip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek saptanması gerekirken, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan değer biçildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, net gelir esasına göre bilirkişilerden denetlemeye olanak veren bilimsel verileri içeren rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde gösterilen nedenler ile davacı gerçek kişi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile taşınmazın tapu kaydının iptali yönünden kurulan usûl ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA,
2) İki numaralı bentde gösterilen nedenler ile tüm tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile tazminata ilişkin hükmün BOZULMASINA, Orman Yönetiminin yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 11/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.