Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/3497 E. 2013/5940 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3497
KARAR NO : 2013/5940
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mah.(Üsküdar Asliye 2. Huk. Mah.)

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 18.09.1984 tarihli dilekçesi ile Çengelköy 7212 sayılı parselin yörede 1973 yılında yapılan tapulamada orman sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakıldığı, yörede 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulamasıyla orman rejimi dışına çıkarıldığı, tapulama komisyonunca davalılar adına tesbit edildiği, itirazlarının Tapulama Komisyonunun 24.04.1984 gün ve 136 sayılı kararı ile ret edildiği, bunun üzerine komisyon kararının iptali istemiyle açtıkları davanın, mahkemenin 12.07.1984 gün ve 1984/108-126 sayılı davanın kabulüne, ikinci kadastro olması nedeniyle kadastro tesbitinin iptali ile tescil talepleri konusunda görevsizliğe ilişkin kararının kesinleştiği, 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işlemi kesinleşen bu taşınmazın, Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, tapuyla tasarruf edilen taşınmazın tapu malikleri adına orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu ve daha sonra 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde sahasında kalan tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 17.04.1981 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen 1744 sayılı Kanun ile değişik aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1990 yılında yapılıp 04.01.1991 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli Yukarı Dudulu Köyü 7212 parsel sayılı 450 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 1973 yılında yapılan kadastroda Devlet ormanı olması nedeniyle tapulama dışı bırakılmış, daha sonra yörede yapılan 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması nedeniyle Ocak 1954 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı ile … adına tesbit edilmiştir. İtirazı Tapulama Komisyonu ile ret edilen Hazine, parselin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla dava açmış, tapulama mahkemesinin 12.07.1984 gün ve 1984/108-126 sayılı, dava konusu taşınmazın yörede 1973 yılında yapılan kadastroda orman olarak tapulama dışı bırakılması işleminin de bir kadastro işlemi olduğu, kadastrosu tamamlanan bu köyde yeniden genel kadastro yapılamayacağı gerekçesiyle, parselin tesbit tutanağının iptaline ve Hazinenin tescil istemi yönünden görevsizliğe ilişkin kararı temyiz edilmeden 26.10.1984 tarihinde kesinleşmiştir.
… mirasçıları …, …, …, … tarafından davalı … aleyhine, taşınmazın … oğlu … adına tescili istemiyle açtıkları dava Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/371 Esasına kayıt edilmiş, bu dosyada yapılan keşifte, bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi Prof. Dr. …, bilirkişi Ziraat Mühendisi … ve fen bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli parselin yörede 1943 yılı orman kadastrosu sınırları içindeyken 1981 yılında yapılan 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, eski tarihli memleket haritasında ve hava fotoğrafında açık alanda yer aldığı, % 3-5 eğimli arsa görümünde olduğu, tesbitte esas alınan R. ahir 1285 tarih D. 9, V. 116 numaralı sicilden gelen Haziran 1330 tarih 81 ve 82 numaralı müfrez kayıtlardan gelen, Eylül 1953 tarih 86 numaralı sicilde 30000 m2 miktarlı tapunun, sehven 82710 m2 yüzölçümüyle … adına kayıt edildiği, Haziran 1954 tarih 2202 numaralı sicilde Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.04.1954 tarih ve 953/462 E. ve 1954/179 K. sayılı kararı ile yüzölçümü düzeltilerek 215.160,00 m2 yüzölçümüyle kayıt edildiği, Haziran 1954 tarih ve 214 numaralı sicilde … ve arkadaşlarına bağışlandığı, 24.09.1954 gün ve 1578 sayılı tapu haritası mucibince 6570 m2’sinin yola terkinden sonra geri kalan 178.640,00 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazen 353 adet parsele ayrıldığı, Aralık 1954 tarih 1 sıra numaralı sicilde Rahmi oğlu … adına oluşan tapu kaydının çekişmeli 7212 sayılı parsele uygulandığı bildirilmiştir.
Mahkemece, orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin yörede 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı, 6831 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince tapu sahipleri adına orman dışına çıkarıldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı tarafın tutunduğu, kadastro tesbitine de esas alınan tapu kaydı, tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilip yöntemince uygulanmamış, kapsamı ve çekişmeli parseli kapsayıp kapsamadığı yöntemince belirlenmemiştir.
Diğer taraftan, çekişmeli parselin yörede 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1981 yılında yapılan 2/B uygulamasında orman sınırları dışına çıkarıldığı yönünde uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, bu taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı ve tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmadığına ilişkindir.
Çekişmeli parselin, 1943 yılı orman tahdidi içinde bulunduğu, daha sonra P.III poligon numarası verilerek 1981 yılında yapılıp kesinleşen 1744 sayılı Kanunun 2. maddesi uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları konuları mahkemenin de kabulündedir. Dava konusu taşınmaz, 1943 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kalmakla, dayanılan tapu kayıtları kanunî değerini yitirmiştir. Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu Kanun hükümleri uygulanamaz. Bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişi, 4721 sayılı Medenî Kanunun 1023. maddesindeki iyiniyet kurallarından yararlanamayacağı gibi, 1943 yılında orman kadastrosu kesinleşmesi nedeniyle kanunî değerini yitiren tapu kaydı dayanak gösterilerek ve taşınmaz orman sınırları içinde iken kadastor tesbiti yapılmış ise de, bu kadastro tapulama mahkemesince ikinci kadastro olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Dayanılan tapu kaydı değerini yitirdiğinden, Kanunun koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilmesi olanaksızdır.
1744 sayılı Kanunun 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yer, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez. Çünkü, 1744 sayılı Kanunun 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder ” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihten daha
önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkindir. Tahdit içinde kalmakla tapu kaydı değerini yitireceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 sayılı Kanunun 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer, orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine, bu tapu kaydına değer verilemez ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmez.
1744 sayılı Kanunun 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmî Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük”ün 34. maddesi “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 sayılı Orman Kanunun değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler, hava fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine, aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 sayılı Kanunun değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. Kanunun ve yukarıda yazılı tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için; taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve fen bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle, 1744 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer olmaması, 1744 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılması, çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olması, dayanılan tapu kaydı, taşınmazın orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulması ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsaması, dayanılan tapu kaydı, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanun gereği Devletleştirilmemiş olmaması ya da devletleştirilmiş sayılmaması, dayanılan tapu kaydının, 3116 sayılı Kanunun Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir Kamulaştırma Kanunu gereğince kamulaştırılmış olmaması, orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işleminin 1744 sayılı Kanunun yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olması gereklidir. Oysa, dosyaya getirtilen ve Orman Kadastro Komisyonuna bağlı ekip tarafından düzenlenen 26.02.1981 tarihli, 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulama tutanaklarında, 221, 221/1, 2002 ilâ 2021 numaralı orman sınır noktalarından oluşan P.III numaralı poligonun, orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
O halde; dayanılan tapu kayıtları yöntemince uygulanmamış ise de, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı, kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalmakla hukukî değini yitirdiğinden, tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarma söz konusu olamayacağı gibi, 1744 sayılı Kanun uygulanmasından önce dava konusu taşınmazın öncesi orman olmaması nedeniyle 1744 sayılı Kanunun 2/2 maddesi hükmü gereğince orman sınırının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışına çıkarılmayıp aynı Kanunun 2/1 maddesi hükmüne göre öncesi orman olduğu; ancak, orman niteliğini kaybettiğinden orman rejimi dışına çıkartılması halinde de yine bu taşınmazın, orman sınırları içine alınmasından önce oluşturulan bir tapu kaydı bulunsa dahi, özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmaz için iskan ya da başka bir yolla oluşturulan tapu kaydı, yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağından, bu tür kayıtlara 1744 sayılı Kanun uygulamasında yine değer
verilemeyeceği ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesinin 01 Ocak 1984 tarihinde yürürlüğe giren 2896 sayılı Kanun ile değiştirildiği, 3402 sayılı Kanunun ilgili fıkralarının yukarıda yazılı Anayasa Mahkemesi kararları ile 1988 ve 1989 yıllarında iptal edildiğinden kadastro tesbitinin yapıldığı 1996 yılında davalı kişilerin yararlanacakları bir Kanun hükmü bulunmadığı gözetilerek Hazinenin davasının kabulüne karar verilmeli,
Öte yandan, 6831 sayılı Orman Kanununun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2, 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı kanunla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisi de değerlendirilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21.05.2013 günü oy birliği ile karar verildi.