Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12856 E. 2010/14107 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12856
KARAR NO : 2010/14107
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :04.06.2008
Nosu : 171/303
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili davalı … ile müvekkilinin evli olduklarını, davalı …’nin evlenmesini temin için müvekkillerinin takibe konu bonoyu verdiklerini, ancak müvekkili … ile …’nin anlaşamaması üzerine boşanma davası açıldığını,davalı …’nin bu bonoyu kötüniyetli olarak diğer davalıya ciro ettiğini, bononun ahlaka ve adaba aykırı olarak alındığını belirterek müvekkilinin bu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … vekili, bu bononun davalı … tarafından aralarındaki sözleşme nedeniyle verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve dinlenen tanık beyanları doğrultusunda takibe konu bononun mihir senedi niteliğinde olduğu, evlilik amacıyla verilmesinin bononun kanuna aykırı olarak düzenlendiği anlamına gelmediği, ayrıca diğer davalı …’un da davalı … ile aralarındaki sözleşme gereğince kaparo olarak bonoyu aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu 15.10.2005 tanzim tarihli, 15.01.2006 vade tarihli 15.000 Euro bedelli bononun, ahlaka, adaba, kişi hak ve özgürlüklerine aykırı olarak düzenlendiğini belirterek bu bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı …, davalının bu iddiasına karşı verdiği cevap dilekçesinde bononun mihir senedi olarak verildiğine dayanmamış, evlenmeye razı etmek için vermeyi vaat ettikleri eve karşılık verildiğini söylemiştir.
Mahkemece somut olayda iddia ve savunma gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın kambiyo senedine dayalı olduğu da göz ardı edilerek tanık dinlenmesi ve tarafların iddia ve savunmalarında ileri sürmedikleri senedin “mihir senedi” olarak verildiği gerekçesi kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş, iddia ve savunma birlikte değerlendirilip ispat külfetinin tayini ile toplanacak delillerle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibaretken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.