Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/768 E. 2012/6774 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/768
KARAR NO : 2012/6774
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı kadastro müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında ….. köyü 116 ada 3 parsel sayılı 92,21 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve davacı gerçek kişi lehine kullanım şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı, tutanağın beyanlar hanesine lehine kullanım şerhi verildiğini ancak baba adı “….” olmasına rağmen hatalı olarak “…..” yazıldığı iddiasıyla tutanağın beyanlar hanesinde lehine verilen kullanım şerhinde “…..” olarak yazılan baba adının “…” olarak düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptaline ve …. köyü 116 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinin “1980 yılından beri … oğlu, …’in kullanımındadır” şeklinde şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı kadastro müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, tutanağın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhindeki baba adının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava kadastro müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin kadastro müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup, ortada belirgin bir biçimde temsilcide yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece re’sen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve kadastro müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. (HGK. 2010/7-70-86 sayılı kararı ).
Kabule göre ise, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken, tutanağının iptaline karar verilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kadastro müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 08/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.