Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/15032 E. 2012/8160 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15032
KARAR NO : 2012/8160
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü, 143 ada 68 parsel sayılı 9659,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine “Taşınmaz 1. derecede doğal sit alanı içinde kaldığından korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı” olduğunun şerhine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 01.02.2001 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları, 10.10.2008 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Yasanın 4999 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesi hükümlerine göre yapılan fenni hataların düzeltilmesi bulunmaktadır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde bulunması nedeniyle zilyetlikle kazanım şartlarının davalı yararına gerçekleşmediği kabul edilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; mahkemece bilgisine başvurulan orman bilirkişisinin raporundan, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, düşük eğimli olup orman sayılmayan yerlerden olduğu, ziraat bilirkişisinin raporundan, (A) işaretli bölümünde hakim unsurun taşlık ve kayalık olduğu, bu bölümün tarımsal arazi niteliğinde olmadığı, (B) bölümünün uzun yıllar tarımsal amaçlı kullanıldığı, 8 – 10 yıldır ekilmediği, ancak, tarımsal arazi niteliğini kaybetmediğinin belirlendiği, çekişmeli taşınmaz ile birlikte 143 adanın bir bütün halinde yüzölçümü de dikkate alındığında 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olmadığı ve ziraat bilirkişi raporunda (B) ile belirtilen bölüme ilişkin olarak davalı gerçek kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, fen bilirkişisinden alınacak ek rapor ile (B) bölümünün yüzölçümünün belirlenmek suretiyle bu bölüme ilişkin davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29/05/2012 günü oybirliği ile karar verilidi.