YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/579
KARAR NO : 2012/6159
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 3402 Sayılı Yasanın (5831 Sayılı Yasanın 8. maddesiyle eklenen) ek 4. maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında …mahallesi 86 ada 33 parsel sayılı 10895.56m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Beyanlar hanesinde “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır.“ şeklinde şerh bulunmaktadır. Davacılar, çekişmeli taşınmazın kendileri zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek beyanlar hanesinde kendileri lehine şerh verilmesi istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece davacılara ait nüfus kayıtlarından çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde ikamet etmediklerinin anlaşıldığı, zabıta araştırmasına göre 2003 yılından beri Antalya’da yaşadıklarının belirlendiği, keşif sonucu taşınmazı kiraya vermek sureti ile kullandıkları, ecrimisil kayıtlarının bulunmadığı, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre bu tür bir kullanımın şerh verilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın niteliği hakkında ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.
2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasada orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde yapılacak kullanım kadastrosunda bu yerlere muhdesat ile tasarruf edenler hakkında ne gibi işlem yapılacağı belirtilmiştir.
27.01.2009 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Kadastro Yasasına eklenen 4. maddede ise “EK MADDE 4 – 6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. Bu maddeye göre, yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece 2924 sayılı Yasa ile 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 4. madde hükümleri birbiri ile karıştırılmıştır.
Kadastro tespit tutanağının ya da kütüğün beyanlar hanesinde yazılı zilyetlik veya muhdesat şerhi, aynî bir hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan tapu sicilinden ayrı olarak alınıp, satılması, değiştirilmesi mümkün değildir. Şerhe ilişkin talepler, tarafların isteğiyle dahi tapu sicil müdürlüğünce yerine getirilemez ve dava yoluyla genel mahkemeden istenemez. Ancak, yukarıda açıklandığı gibi yörede 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi gereğince yapılacak kullanım kadastrosu sırasında ileri sürülebilir ve hak sahipliği tespit komisyonunca değerlendirilebilir.
Mahkemece bu yasal düzenlemeye uygun olarak taşınmaz başında yerel bilirkişi, kadastro tespit bilirkişileri, tanıklar ile tarım ve orman bilirkişisi eşliğinde keşif yapılmış ve taşınmazın uzun süredir tarımda kullanıldığı ve bu kullanımın davacılar ile miras bırakanları tarafından gerçekleştirildiği saptanmıştır. Toplanan delillerden kullanımın da 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi hükmüne uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu yön gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 19/04/2012 günü oybirliği ile karar verildi.