Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/719 E. 2013/1161 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/719
KARAR NO : 2013/1161
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, dava dilekçesinde, … Köyü 1256 ve 1258 nolu sırasıyla 386,87 m² ve 385,79 m² yüzölçümlü taşınmazların davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazların kısmen kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını iddia ederek, tapularının kısmen iptali ile orman Niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taşınmazların kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve 1256 nolu parselin bilirkişi raporuna ekli krokide yeşil renk ile gösterilen 44,73 m² yüzölçümlü bölümü ile 1258 nolu parselin yeşil renk ile gösterilen 292,38 m² yüzölçümlü bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, bu bölümlere yönelik elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılıp 28.08.2008 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların kısmen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve kısmen tapu kayıtlarının iptalleri ile orman niteliğiyle Hazine adına tescillerine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, tapu iptali ve tescile yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişinin elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Türk Medenî Kanununun 683. maddesi uyarınca, mülkiyet hakkı bulunan malik, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine, aynı hüküm uyarınca, haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda; davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz, davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlıdır. Davalı gerçek kişi, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiğinden, davalının dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde gösterilen nedenler ile davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile taşınmazın tapu kaydının iptali yönünde kurulan usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) İki numaralı bentde gösterilen nedenler ile davalı gerçek kişinin elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile elatmanın önlenmesine ilişkin hükmün BOZULMASINA 12/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.