Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2510 E. 2011/1933 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2510
KARAR NO : 2011/1933
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, davaya konu … mahallesi 1351 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan kullanıcısının … olduğu belirtilerek HAZİNE adına tespit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın kullanıcısı ve maliki olduğunu ancak … kızı … yazılması gerekirken … oğlu şeklinde yazılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek beyanlar hanesindeki yanlışlığın düzeltilmesi istemiyle …’nü hasım göstererek dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE,dava konusu 1351 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinin “… oğlu …’ın kullanımındadır. “kısmının” … kızı …’ın kullanımındadır” şeklinde düzeltimesine, karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Gerek 766 Sayılı Yasa, gerekse 3402 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro tespitine itiraz davalarında husumet, yararına tespit tutanağı düzenlenen kişilere yöneltilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında tespit malikinin HAZİNE, beyanlar hanesinde kullanıcısının … oğlu … olduğu belirtildiğine göre, davalı sıfatı tespit maliki HAZİNE ile beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilen … oğlu …’a ait olduğundan, bu davada davalı olarak Hazine ile … oğlu …’in gösterilmesi gerekir.
Mahkemece, kadastro tespit tutanağının ilan süresi içinde … hasım gösterilerek dava açıldığından, tespit maliki Hazine ile beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilen … oğlu … davaya dahil edilerek taraf oluşturulup, savunma ve delilleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır (HGK 12/2/2010 gün ve 2010/7-70-86 EK)
Kabule göre ise, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan,dava konusu parselin beyanlar hanesindeki şerhin dava edilmiş olması halinde dahi, kadastro parselinin tamamı itirazlı olacağından ve kadastro tutanağı davalı olarak gönderildiğinden taşınmazın tespitte olduğu gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 01/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.