YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2033
KARAR NO : 2012/6829
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2010 yılında 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, …. ilçesi, …. mahallesi 39 ada 48 parsel sayılı 400,15 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve davalı gerçek kişi lehine kullanım şerhi verilerek Hazine adına bahçe niteliğiyle tespit edilip itirazsız kesinleşmiştir. Davacı, taşınmazın fiilen kendi kullanımında olmasına rağmen kadastro sırasında hatalı olarak davalı kişi lehine kullanım şerhi verildiği iddiasıyla, tapunun beyanlar hanesinde davalı kişi lehine kurulan kullanım şerhinin iptali ile yerine lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davalı gerçek kişinin davayı kabul etmesi gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu …. Mahallesi 39 ada 48 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki “İş bu taşınmaz 15 yıldan beri ….. kızı …’ün fiili kullanımındadır” ibaresinin kaldırılarak” İş bu taşınmaz bahçe, 15 yıldan beri ….. kızı …’un fiili kullanımındadır” şeklinde şerh verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro ile tapu kaydının beyanlar hanesine yazılan kullanım şerhinin iptali ve kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro tespiti kesinleşerek Hazine adına tapuda kayıtlı olan çekişmeli taşınmaz hakkında infazda karışıklığa yol açacak şekilde tapu tescil hükmü kurulması ve tapu kaydının beyanlar hanesine şerh konulması yerine, kesinleşen kadastro tespit tutanağına şerh konulması doğru değil ise de, belirtilen bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci satırında yer alan” kadastro tespit tutanağının” cümlesi hükümden çıkartılarak yerine “Tapu kaydının” cümlesi yazılmasına, yine birinci bendin son satırında yer alan “Belirtilmek suretiyle … adına tapuya kayıt ve tescil edilmesine” cümlesi hükümden çıkartılarak” yerine “ şeklinde şerh verilmesine,” cümlesi yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 08/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.