YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8903
KARAR NO : 2010/11932
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı şirket, tarafından davalıya borçlu olmadığına dair açılan menfi tespit davası davalı şirket yetkilisinin 18.5.2009 tarihli davadan feragatı üzerine verilen karar ile davanın reddine karar verilmiş, bu karardan sonra davacı vekili 9.7.2009 tarihli dilekçe ile feragatın hile ve korku sonucu sakatlanmış irade beyanından doğduğunu bu nedenle feragattan vazgeçtiklerini bildirmişlerdir.
Anılan vazgeçme dilekçesi ile mahkemece dosya yeniden ele alınarak verilen 13.7.2009 tarihli ek karar ile davacı yanın feragattan vazgeçme ve davanın kaldığı yerden devamına ilişkin talebin reddine karar verilmiş, asıl ve ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verdikten sonra davacı vekilince verilen dilekçe ile talep edilen hususlar ayrı bir dava konusu yapılabilir veya ayrı bir dava açmayıp feragatın geçersizliğini ileri sürerek feragat ettiği davayı yeniden açabilir ve bu davada ön sorun olarak feragatın hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olup olmadığı incelenir.
Bu durumda karar vermekle dosyadan el çekmiş mahkemenin dosyayı yeniden ele alarak 13.7.2009 tarihli ek kararı vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle söz konusu ek kararın kaldırılarak asıl kararın temyiz incelemesini yapmak gerekmektedir.
2-Asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelince, feragat iki taraftan birinin netice-i talepten vazgeçmesidir. Her ne kadar HUMK 63.maddesinde (BK 388/II ayın yönde) özel yetki verilmedikçe vekilin sulhe, hakeme gitmeye, davayı kabule, davadan feragate, ibraya yemin tevcihine dava konusunu tahsile yetkili olmadığı gösterilmişse de, bu madde avukatlara ilişkin olduğundan, ticari mümessiller bu kapsamın dışında kalır ve BK 449 vd. daki özel hükümlere tabi olur. Dolayısıyla ticari mümessil işletmenin gayesine dahil hususlarda aktif ve pasif yetkisine haiz olduğu gibi, tahkime, sulhe, davayı kabule, davadan feragata, temyiz başvurusunda bulunmaya, ibraya konkordatoyu kabul ve reddetmeye, icra takibinde bulunmaya, hakem tayinine, yemin tevcihine ve reddine ve yemine muhatap olmaya da yetkilidir.
Somut olayda da davadan feragat eden davacı şirketin ticari mümessili ve yetkilisidir. Bu durumda, davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen 13.1.2009 tarihli asıl kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Anılan sebeplerle davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle 13.7.2009 tarihli ek kararın kaldırılmasına, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.