Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1396 E. 2012/17426 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1396
KARAR NO : 2012/17426
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ölüm aylığına hak kazandığının tespitiyle, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün , taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının ölüm aylığı alacağının, almaya hak kazandığı tarihten itibaren hüküm altına alınması ve ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ölüm aylığının dava tarihinden önce bağlanmış olması ve bu durumun Kurumdan öğrenilebilecek olması nedeniyle bu istem yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, aylıkların geç bağlanmış olması sebebiyle davacının işlemiş faiz alacağı hakkının bulunduğu, Kurumun başvuru üzerine işlem yapması için gerekli üç aylık sürenin dolduğu 03/06/2008 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınarak hesap yapılması gerektiği ve birikmiş aylıkların ödendiği 06/03/2010 tarihine kadar faiz işleyeceği belirtilerek ölüm aylığı alacağına ilişkin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine ve 792,23TL işlemiş faiz alacağının davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının ilk eşi Halil İbrahim Işıkdere’nin sigortalılığının 03/06/1981 tarihinde başladığı ve Halil İbrahim Işıkdere 18/08/2003 tarihinde vefat ettiği, eşinin ölümünden sonra davacı 10/05/2004 tarihinde kuruma başvurarak ölüm aylığı bağlanmasını talep ettiği, Kurum tarafından 01/09/2003 tarihi itibariyle davacıya aylık bağlandığı, davacının 27/12/2006 tarihinde yeniden evlendiği ve 15/01/2008 tarihinde boşandığı, davacının 22/02/2008 tarihinde kuruma başvurarak kendisine yeniden ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, 03/03/2008 tarihli yazı ile davacıdan boşanma ilamı ile bankadan en son ne zaman maaş aldığına dair yazıyı kuruma sunmasının istenildiği, 06/03/2010 tarihli karar ile davacının 15/01/2008 tarihinde boşanmış olması sebebiyle 01/02/2008 tarihi itibariyle aylık bağlanmasına karar verildiği, 03/03/2010 tarihli yazı ile 25/03/2010 tarihinden itibaren müracaatı halinde birikmiş tutarların ödenmesi için bankaya gerekli talimatın verildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; 06/03/2010 tarihli karar ile davacının 15/01/2008 tarihinde boşanmış olması sebebiyle 01/02/2008 tarihi itibariyle aylık bağlanmasına karar verildiği, 03/03/2010 tarihli yazı ile 25/03/2010 tarihinden itibaren müracaatı halinde birikmiş tutarların ödenmesi için bankaya gerekli talimatın verildiği anlaşılmış ise de davacıya birikmiş aylık ödemelerinin yapıldığı tarih tam olarak tespit edilmemiştir. Mahkemece Kurumun başvuru üzerine işlem yapması için gerekli üç aylık sürenin dolduğu 03/06/2008 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması doğru ise de birikmiş aylıkların ödendiği tarihe kadar faiz işleyecek olması sebebiyle ödeme tarihinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yapılacak iş; davacıya birikmiş aylık ödemelerinin yapıldığı tarihi tespit etmek, ödeme davadan önce yapılmış ise Borçlar Kanununun 63. maddesine göre birikmiş aylıkların ödenmesinden önce veya ödendiği sırada saklı tutulup tutulmadığını araştırmak, saklı tutulmuş ise ödeme tarihine kadar işlemiş olan faiz tutarını bulmak ve sonucuna göre karar vermektir.
O halde, davacı vekilinin ve davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.