YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7359
KARAR NO : 2012/9395
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 224 ada 7 parsel sayılı taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın Bekir oğlu … tarafından kullanıldığını belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, eylemli orman niteliğindeki taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile tespitin iptaline, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1992 yılında yapılıp kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; dosya kapsamından dava dışı Osman Altın’ın aynı parsel hakkında taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasıyla 26.07.2010 günlü dava dilekçesiyle Dalaman Kadastro Mahkemesinde 2010/134 esas sayılı ayrı dava açtığı, mahkemece davacının davasının reddine karar verildiği, verilen kararın tebliğe çıkarılmadığından, henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; mahkemece, daha önce açılan ve tahkikat aşaması bitmiş olan 2010/134 esas sayılı dosya ile eldeki 2010/194 esas sayılı dava dosyasındaki davalı parselin aynı parsel olduğu, iki dosya arasında hukukî ve fiili yönden irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği dikkate alınarak (H.Y.U.Y’nın 45. maddesi -6100 sayılı Yasanın 166. maddesi- gereği) birinci davada verilen hükmün kesinleşmesini bekletici sorun yapması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 21/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.