Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15551 E. 2013/1150 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15551
KARAR NO : 2013/1150
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davalılardan… tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında 155 ada 10, 156 ada 1, 159 ada 2 ve 4, 161 ada 11 ve 12, 163 ada 14, 15, 23 ve 33, 164 ada 11, 12, 13, 14 ve 15 parsel sayılı sırasıyla 6858,78 m2, 3600 m2, 2497,80 m2, 12721,82 m2, 3199,38 m2, 15230,06 m2, 14927,15 m2, 8863,53 m2, 6564,43 m2, 26419,06 m2, 2436,13 m2, 7509,62 m2, 14118,08 m2, 8210,51 m2 ve 3938,04 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmişlerdir. Asliye hukuk mahkemesinde davacı Hazine tarafından … ve arkadaşları aleyhine açılan meraya vaki elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, dava konusu 159 ada 2 ve 4, 161 ada 12 nolu parsellerin mera olarak sınırlandırılmalarına, 163 ada 33, 156 ada 1, 155 ada 10 nolu parsellerin … adına, 163 ada 23, 164 ada 11, 12, 13, 14 ve 15 nolu parsellerin … … … adına, 163 ada 15 nolu parsellerin … adına, 163 ada 14 ve 161 ada 11 nolu parsellerin … adına tapuya tescillerine karar verilmiş; davacı Hazine tarafından hüküm, 155 ada 10, 156 ada 1, 161 ada 11, 163 ada 14, 15, 23 ve 33, 164 ada 11, 12, 13, 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak temyiz edilmekle, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 23/06/2003 tarih ve 2003/7253-6238 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Çekişmeli … Köyü 155 ada 10, 156 ada 1, 159 ada 2 ve 4, 161 ada 11 ve 12, 163 ada 14, 15, 23 ve 33, 164 ada 11, 12, 13, 14 ve 15 sayılı parseller hakkında meraya vaki elatmanın önlenmesi ve kadastro tesbitine itiraz davasında kısmen kabule karar verilmişse de yörede mera tahsisi kararı olup olmadığının ilgili mercilerden araştırılmadığı, tarafların dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının gereği gibi uygulanmadığı, bilirkişi ve tanıkların, komşu köylerden seçilmediği ve bazı taşınmazların sınırında orman olduğu halde yöntemince orman araştırması yapılmadığı bu nedenle yapılan incelemenin hükme yeterli olmadığı” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 155 ada 10, 156 ada 1 ve 163 ada 33 sayılı parsellerin …, 161 ada 11 parselin …, 163 ada 23 parselin … adına tarla niteliği ile tesciline, 159 ada 2 ve 4 parsellerin ve 161 ada 12 parselin mera niteliğiyle özel siciline yazılmasına, 163 ada 14 ve 15 parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına, 164 ada 11 parselin, 163 ada ile birleşmek suretiyle 54 parsel halini aldığından 04/06/2004 havale tarihli raporda 11/B (2120 m2) bölümünün tarla niteliğiyle …, 11/A (316 m2) bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına, 164 ada 12 parselin 163 ada ile birleşmek suretiye 55 parsel halini aldığından 12/B (7245 m2) bölümünün S…. …; 12/A bölümünün (263 m2) orman niteliğiyle Hazine adına, 164 ada 13 parselin 163 ada ile birleşerek 56 parsel halini aldığından 13/C (10815 m2) bölümünün S…. … adına, 13/A-B toplam 3296 m2 bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına, 164 ada 14 parselin 57 parsel halini aldığından, 163 ada 57 parsel olarak S….
… adına, 164 ada 15 parselin 58 parsel halini aldığından 163 ada 58 parsel olarak S…. … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi, …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1) Orman Yönetimi ve Hazinenin 155 ada 10, 156 ada 1, 161 ada 11, 163 ada 23 ve 33 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli, 155 ada 10, 156 ada 1, 161 ada 11, 163 ada 23, 163 ada 33 parsel sayılı taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu, mera olmadığı anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının
oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Davalı gerçek kişinin temyizi yönünden;
2) 159 ada 2-4, 161 ada 12 parsellerin mera; 163 ada 14 ve 15 parsellerin orman bütünlüğü içinde kaldığı belirlenerek hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre davalı gerçek kişilerin bu parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
3) Orman Yönetimi ve Hazinenin çekişmeli 164 ada 11, 12, 13, 14 ve 15 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu parsellere 66 tahrir nolu vergi kaydının yanısıra 12 parsele Haziran 1991 tarih 2 nolu, 14 parsele ise Haziran 1991 tarih 1 nolu tapu kaydı uygulanmıştır. 1 nolu tapu kaydı 8190 m2 yüzölçümlü olup, sınırları Doğu: … …, Batı: Yol, Kuzey:Hali, Güney: … okumaktadır. 2 nolu tapu kaydı ise 7352 m2 yüzölçümlü Doğu: Dere, Batı: Davulga, Kuzey: Çam, Güney: … olan kayıttır. Kayıtlar K.Evvel 325 tarih 11 nolu 8 dönüm yüzölçümlü kayıttan gelmektedir. Mahkemece 23/06/2003 tarihli bozma kararında işaret edildiği halde tapu kaydı uygulaması yapılmamış yalnızca, vergi kayıtları gözönünde bulundurularak karar verilmiştir. Oysa bir taşınmaza revizyon gören daha eski tarihli tapu kaydı varken vergi kaydına değer verilemez.
O halde mahkemece, 12 ve 14 parseller yönünden sözü edilen tapu kayıtları, ilk geldisinden itibaren getirtilerek yöntemine uygun olarak mahalline uygulanması, taşınmazların doğusunda 17 nolu, güneyinde ve batısında 18 nolu orman parseli bulunduğunun gözönünde bulundurulması ve tapu ve vergi kayıt kapsamının 3402 sayılı Kanunun 20/c, 21, 32/B maddelerine göre belirlenmesi ve kayıt kapsamı orman sayılan yerler içinde kalmıyorsa davalılar adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, çekişmeli 163 ada 54 nolu parselin (eski 164 ada 11 nolu parsel) (11B) ile gösterilen 2120,04 m2 yüzölçümlü bölümünün … adına tarla niteliği ile, (11A) ile gösterilen 316,08 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, 163 ada 55 nolu parselin (eski 164 ada 12 nolu parsel) (12B) ile gösterilen 72445,84 m2 yüzölçümlü bölümünün tarla niteliği ile … adına, (12A) ile gösterilen 263,78 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, 163 ada 56 nolu parselin ( eski 164 ada 13 nolu parsel) (13C) ile gösterilen 10815,09 m2 yüzölçümlü bölümünün tarla niteliği ile … adına, (13A ve 13B) ile gösterilen toplam 3296,99 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, 163 ada 57 nolu parsel ile (eski 164 ada 14 nolu parsel) 163 ada 58 nolu parselin (eski 164 ada 15 nolu parsel) tarla niteliği ile … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından, gerçek kişiler adına tescile karar verilen, 163 ada 54 nolu parselin(eski 164 ada 11 nolu parsel) (11B) ile gösterilen, 163 ada 55 nolu parselin ( eski 164 ada 12 nolu parsel) (12B) ile gösterilen, 163 ada 56 nolu parselin ( eski 164 ada 13 nolu parsel) (13C) ile gösterilen bölümlerine ve 163 ada 57 nolu parsel ile (eski 164 ada 14 nolu parsel) 163 ada 58 nolu parsele (eski 164 ada 15 nolu parsel) yönelik olarak; davalı … tarafından, … … … adına kayıtlı tapu kayıtlarının, tapu kayıt miktar fazlalıkları üzerindeki zilyetliğine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1995 yılında 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu, eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; karar tarihinden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve
17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve kadastro mahkemelerinde avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca nisbî vekalet ücreti takdir edilmeyeceğinden, 3402 sayılı Kanunun 31/3. maddesi gözetilerek vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 7, 8, 9, 10 ve 11. bentlerinin çıkartılarak, bunun yerine 7. bent olarak “6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması, 8. bent olarak, “yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalılar …, … ve … yararına 3402 sayılı Kanunun 31/son maddesindeki ilkeler gözönünde tutularak maktuen tayin ve takdir edilen 500.00.-TL vekalet ücretinin davacılar Hazine ve Orman Yönetiminden alınarak davalılara verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harçlarının istek halinde iadesine 12/02/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.