YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6889
KARAR NO : 2010/14227
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 27/01/2010
Nosu : 424-38
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı bankaca müvekkilinin lehtar ve ciranta olarak yer aldığı bonoya dayalı takip yaptığını, bonodaki ciranta imzasının müvekkiline ait olmadığını, oğlu olan davadışı …’a bu konuda yetki vermediğini, müvekkilinin oğlundan alacağı olmayıp bonodan takiple birlikte haberdar olduğunu ileri sürerek, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar taraf vekillerince temyiz edilmiş olup, Dairemizce bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, alınan imza incelemesine ait bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, Salihli 2.İcra Müdürlüğünün 2007/2954 sayılı takip dosyasında 3.8.2007 keşide tarihli 3.9.2007 vadeli 125.000 TL bedelli keşidecisi … olan kambiyo senedi ile ilgili olarak davacı …’ın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, İİK’nun 72/5.maddesi gereği yasal şartları oluşmadığından davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece 2007/589 esas 2008/205 karar sayılı kararla 7.4.2008 tarihinde davacının davasının kabulüne dair verilen kararı davalı Ziraat Bankası vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 29.04.2009 tarihli 2008/7226 esas, 2009/3811 karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Bu bozma kararından sonra bozma kararı daha mahkemesine gitmeden önce davalı banka vekili 1.6.2009 tarihli dilekçesi ile davacı …’ın oğlu olan dava dışı …’a verdiği, 24.05.2007 tarihli 13453 nolu ve 29.05.2007 tarihli 13886 nolu vekaletnameleri ibraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece davacının oğlu olan …’a “…kambiyo taahhüdünde bulunmaya…”yetkisini içeren bu vekaletnameler üzerinde yeterince durulup, tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.